Ses Evreninde Efsunlu Bir Rum Kızı: EFTALYA

Müslüm Üzülmez

14-07-2023 13:22

İnsanın bir arkadaşının, bir dostunun veya bir tanıdığının yazdığı bir kitabı imzalı almasından daha güzel bir şey olabilir mi?

Şanslıyım. Sevdiğim insanlardan güzel kitaplar alıyorum. Tahir Yüksel, “Endişesiz Bir Ülke, Endişesiz Bir Dünya İçin…” kitabını; Bilen Işıktaş, Boğaziçi’nin Büyülü Sesi Denizkızı Eftalya kitabını; Doğan Karaağaç, İnsan Doğası ve Büyük Ütopya kitabını imzalayıp gönderdiler. Her üç güzel insana selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Tahir Yüksel’in kitabına ilişkin bundan önceki iki yazımda birkaç kelam etmiştim. Bu yazımda Bilen Işıktaş’ın kitabına biraz değinmek istiyorum.

Bilen Işıktaş, “Kıymetli ağabeyim, baba dostu, yoldaşı Müslüm Üzülmez’e en kalbi sevgi ve muhabbetle” diye imzalamış. Kitabını elime aldığımda sıcak bir duygu içimi sardı, çok mutlu oldum. Bana bu mutluluğu yaşatan Bilen Işıktaş’a çok teşekkür ediyorum. Boğaziçi’nin Büyülü Sesi Denizkızı Eftalya kitabını kaleme almış olması nedeniyle de kutluyorum. Hem kendisinin ve hem de kitabın bahtı açık olsun!

Bir insanın yaşamı, davranışları, düşünceleri bir bütünlük gösterdiğinde inandırıcılığı artar. Yine, bir insan alışılagelmişlikten uzaksa, bilinenleri tekrardan kaçınıyorsa ya da at gözlüğü ile bakmıyorsa olgu ve olaylara, o insan yeni şeyler söyleyebilir ve gerçekçi analizler yapabilir. Ama bilginin karartıldığı yerde, gerçeğe ulaşmak biraz zordur. Bilim insanları, yazarlar, düşünürler önyargı ve “egemenin oluşturduğu tarihin merkezini tanımlayan gelenekten” uzak bir tarih anlayışıyla hareket etmedikleri müddetçe gerçeklere ulaşılamaz, gerçek tarih yazılamaz! Gerçek tarihin yazılabilmesi, ancak “kişisel önyargılardan arınmaya, özel sevgi ve nefretimizden sıyrılmaya bağlıdır”. Tarihçi, “derin ve geniş bir bakış” açısına sahip değilse tarih yazmaya kalkışmamalıdır! (Gordon Childe, Kendini Yaratan İnsan, Varlık Yayınları, İst. 1978, s. 12, 10)

Bilen Işıktaş “derin ve geniş bir bakış” açısına sahip olma yeteneği sayesinde konuya ilişkin yaptığı yurtiçi ve yurtdışı arşiv çalışmalarında eline gecen belgeleri bir kuyumcu titizliğiyle inceleyerek eserine derinlik katmış ve “egemenin oluşturduğu tarih” anlayışının dışında; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde Denizkızı Eftalya’yı anlamaya ve tarihin getirdiği acılarla dolu yıkılış ve kuruluşun gölgesinde Rum kızı Eftalya efsanesinin sis perdesini aralamaya çalışmış. Zihinlerin puslu derinliklerinde dolanıp duran düşünceleri akıl süzgecinden geçirerek hayata katkı sunacak bir şeklide müzik tarihinden kısa bir kesiti sunmuş. Güzel bir kurgu ve tatlı bir anlatımla, işin içine musiki camiasını da katarak okuyucuyu zaman içinde bir yolculuğa çıkarmış ve dönemin müzik dünyasını, şahsiyetleri, yaşamları, ilişkileri, mekânları anlatırken aynı zamanda Türkiye’deki eğlence ve müzik dünyasındaki değişimi de Eftalya üzerinde anlatmaya çalışmış.

Denizkızı Eftalya okuduğunda: Bir Rum kızı (gerçek adı Atanasia Yeorgiadu) nasıl en büyük yıldızlardan birisi haline geldi? Nasıl olur da defalarca Atatürk’ün huzurunda Türk müziğini icra edebildi? Nasıl bir müzik çevresine sahipti? Nazım Hikmet ve Eftalya ile ilgili yaratılan mitosun aslı neydi? Osmanlı’nın çözülüşünden Cumhuriyet’in modernleşme sürecine uzanan günlere nasıl tanıklık etmişti? Dönemin sosyal, kültürel arka planında, gündelik yaşamında neler oluyordu, gibi sorulara kısa yanıtlar bulabilir.

Tabii dikkatli okuyucu kitabı okurken sayfa ya da satır aralarında önemli başka şeylerin de ipuçlarını yakalayabilir: Osmanlı eğlence yaşamı içinde, “etno-dinsel” kümeleşme ve işbölümü neticesinde özellikle Sakızlı Rumların ve Ermenilerin meyhane, gazino gibi mekânların işletilmesinde belirleyici rollerinin olduğunu (s.34); Sultan Abdülhamit döneminde, bir kantoda “Hay nare, nare, nare/ Başımız yandı nare!” şeklindeki terennümün jurnal edilmesi sonucu kantocunun nezarethaneye götürüldüğünü ve bir tanıdığı sayesinde kurtulduğunu (kantocu Minyon Virjin sonradan öğrenir ki, kantoyu dinleyen hafiyelerden biri zaptiye nazırına bir jurnal verip kantocu Minyon Virjin’in Ermeni komitesine mensup olduğunu yazmış ve bu iddiasını ispat etmek için de kantonun terennümünü şahit göstermiştir. Zira kantodaki “Hay” kelimesi Ermenice Ermeni manasına gelir, “nar” ise Arapça ateş demektir. Jurnalciye göre buradan şu anlam çıkmaktadır: “Ermeniler Türklerin elinde mahvoluyor, yanıyor!”(s.37); bazen de Boğaziçi’nde tertip edilen “mehtap âlemlerinin saraya birer suikast toplantısı olduğunu ihbar” edilmesi nedeniyle mehtap âlemlerine yasak konulduğunu (s.169); Rum kızı Eftalya’nın her ne yaparsa yapsın, “öteki” olduğunun sürekli kendisine hatırlatıldığını (s.130 ve…); Tamburî Cemil Bey’in (d.1873-ö.1916) âmâ bir dilencinin peşinden gidip okuduğu Harput, Diyarbakır’ın yarı mistik halk türküsünü notaya almaya giriştiğini (s.38) (ki bu örneğin benzeri Cumhuriyet döneminde çok yaygın olarak kullanılmıştır. Örneğin bu amaçla 1926 yılında Anadolu’ya seyahatler düzenlenir (s.81), 1929’da Anadolu’nun çeşitli şehirlerinden toplanan türküler, Osman Pehlivan’ın sesiyle millî havalara dönüştürülür (s.87). Tabii bu arada Kürtlere ait kılam ve stranlar da notaya alınarak sahiplenilip kendi kimliğinden koparılarak Türkleştirilir. Celal Güzelses, İzzet Altınmeşe, İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar önemli rol oynar bu konuda.); Lozan’dan, yani mübadeleden sonra Eftalya hariç, Rum ses sanatçılarına artık yerleşik plak şirketlerince plak kayıtlarının yapılmadığını (s.102); 1934’te alaturka musikinin radyolarda yasaklandığını (s.149) ve “Musiki İnkılabı” tartışmaları esnasında resmi eğitim kurumlarından dışlandığını (s.145) vs…

Uzun lafın kısası yoğun bir emek ürünü olan Boğaziçi’nin Büyülü Sesi Denizkızı Eftalya tarihin bir dönemine ışık tutuyor diyebilirim. “Denizkızı Eftalya’nın kişisel tarihi Türkiye’de modernleşme, müzik icrasının dönüşümü, yeni mekânlar ve teknolojilerin müziği kitleye ulaştırmadaki belirleyici rolü veya toplumsal cinsiyet gibi birçok parametre üzerinden okunabilir.” (s.238)

Künyesi:
Bilen Işıktaş, Boğaziçi’nin Büyülü Sesi Denizkızı Eftalya, İletişim Yayınları, 2023, İstanbul., , , , , , , , , , , , , , ,

 

(www.uzulmez.site)

DİĞER YAZILARI Bir Yolculukla Başlayan Hazin Bir Aşk: DOLUNAY 01-01-1970 03:00 Bilim İnsanımız Şehmus Güzel'i Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kaçan Zamanı Kuyruğundan Yakalamak 01-01-1970 03:00 Ergani Spor’un Başarısı Ergani’nin Başarısı Olacaktır 01-01-1970 03:00 Engels Marx’a Rüyamda Ne Anlatıyordu? 01-01-1970 03:00 Zengin Kesesindekini Derviş Gönlündekini Verir 01-01-1970 03:00 Her Düşüşte Direnerek Yerden Kalkıştır Yaşamak 01-01-1970 03:00 Teknolojik Devrim, Değişim ve Örgütler 01-01-1970 03:00 İnsanca Yaşama Bir Çağrı: Genetik Öfke 01-01-1970 03:00 Cep Telefonları Tespihlerin Pabucunu Dama mı Atıyor? 01-01-1970 03:00 Sömürgecilik ve Shakespeare’in Fırtına’sı 01-01-1970 03:00 Rüya, Rüya Yorumlama, Rüyam 01-01-1970 03:00 Rüyam ve “Mühendislik Felsefesi” 01-01-1970 03:00 Kör Talih, Lâl Tarih ve İki Mesaj 01-01-1970 03:00 Tarih ve Beklenen Öcalan Çağrısı  01-01-1970 03:00 Hegel Niçin Dil Konusunda Leibniz’i Eleştirir? 01-01-1970 03:00 Herkes Kendi Hayatının Yükünü Taşır 01-01-1970 03:00 “Toplam Kalite ve Süreç Yönetimi”ne Dair 01-01-1970 03:00 “Jiyana Nîvkuştiyan” 01-01-1970 03:00 Beşir Doğan Yoldaşımın Anısına… 01-01-1970 03:00 Hoşot (Dicle) Anıları ve Önemli Bir Öneri 01-01-1970 03:00 “Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı” Yazıma Gelen Yorumlar 01-01-1970 03:00 “Yaşam-Jiyan” Resim Sergisine Dair 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan Kamil Sümbül’ün Ardından 01-01-1970 03:00 Hafız, İskân Azizoğlu ve Bir Fotoğraf 01-01-1970 03:00 Bir Çevirmen, Bir Kitap ve... 01-01-1970 03:00 Hafız, Nişo ve Kavalın Büyülü Gücü 01-01-1970 03:00 Eğitim Aykırı İnsanlar Yetiştirmeli 01-01-1970 03:00 Genç Bir Yazarımız: Neçirvan Bozkaplan 01-01-1970 03:00 HOROZLAR NEDEN ÖTÜYOR? 01-01-1970 03:00 Batman’dan Kızıl Bir Yıldız Kaydı 01-01-1970 03:00 “Endişesiz Bir Ülke, Endişesiz Bir Dünya İçin...”(2) 01-01-1970 03:00 “Endişesiz Bir Ülke, Endişesiz Bir Dünya İçin…”(1) 01-01-1970 03:00 Dengbêj Gulo’nun Ardından Kılamlar Yetim Kaldı! 01-01-1970 03:00 Dengbêj Zifqarê Gulo’nun Ardından... 01-01-1970 03:00 4. Çermik Kitap Fuarı İzlenimlerim 01-01-1970 03:00 Bazı Şeyler Maalesef Unutulmuyor 01-01-1970 03:00 “Yok Sessizlikten Başka Sesimiz” 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar -3 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar -2 01-01-1970 03:00 “Devlet Aklı İnsan Merkezli Olmalı” 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar-1 01-01-1970 03:00 Öfkelilerin Öfkesi: “Yeraltı Edebiyatı” 01-01-1970 03:00 “Olası Bir Dicle Romanına Katkı” ve Hafız’ın Sözsüz Ezgileri 01-01-1970 03:00 Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur? 01-01-1970 03:00 Bilgisayarla tanışmam ve “kâinatın hâkimleri” 01-01-1970 03:00 Belalı Sevdalımız: MAKİNELER 01-01-1970 03:00 “Kara Yara”nın Romanı: Önce Kuşlar Öldü 01-01-1970 03:00 “Hafız Zülfo’nun Kavalı Ergani İstasyonunu İnletiyordu” 01-01-1970 03:00 Geçmişe Bir Yolculuk ve Bir Demet Şiir 01-01-1970 03:00 Recep Maraşlı’nın Kitabı: Pasolini’nin Filmi ve Diyarbakır 5 No’lu 01-01-1970 03:00 Teknolojik İşsizlik ve Gelecek Korkusu 01-01-1970 03:00 Ütopya, Distopya ve “Çalışılmayan Bir Dünya” Müslüm Üzülmez 01-01-1970 03:00 Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri Üzerine 01-01-1970 03:00 Gül, Gulan, Anam 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğraf Bazen Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Fersûde [فرسوده]/ Erganili Mesud [ارغنيلى مسعود] 01-01-1970 03:00 Demokratik Tartışma Kültürü Üzerine 01-01-1970 03:00 Ukrayna-Rusya Savaşından Çıkardığım Bir Sonuç 01-01-1970 03:00 Kötülük ve Pislikler Çoğunlukla Kutsallık Adına Yapılır 01-01-1970 03:00 Tez ve Antitez Değiştiyse, Sentez de Değişmek Zorundadır 01-01-1970 03:00 Strateji, Gelecek, Kavramsal Tohumlar 01-01-1970 03:00 “Büyük Dönüşüm”, Korona, Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Elbet Gün Ağarır Anne(1) 01-01-1970 03:00 Cemal Süreya’nın Kanayan Yarası 01-01-1970 03:00 Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı 01-01-1970 03:00 “Bêje çiyayêreş, ceylanı nasıl yem ettin kurda” 01-01-1970 03:00 Düşünmenin Düşünülmesi 01-01-1970 03:00 Kardeşime Gece Gelen Şiir 01-01-1970 03:00 Brzezinski’nin Ölümünün Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Arzu Hayatın Kayıtsızlık Ölümün Belirtisidir 01-01-1970 03:00 Erganililer Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Kongresinden İzlenimler 01-01-1970 03:00 Bedros Dağlıyan ve Dengbêjin Gölgesinde Taş Meselleri 01-01-1970 03:00 ÇERMİK HALKINA SAYGI İLE DUYURULUR, 01-01-1970 03:00 Kapitalizmin Mutasyonu, Yenilgimiz ve Yeniden Düşünmek 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kumar, Dostoyevski ve Babam 01-01-1970 03:00 Sıradan Küçük İnsanlar… 01-01-1970 03:00 TÖS İle İlgili Arşivimde Bulunan Bir Fotoğraf 01-01-1970 03:00 Ergani’deki “Taş Mektep” ve Diyarbekir Eğitim Tarihi 01-01-1970 03:00 Bir İstihbaratçının Kaleminden Mezopotamya’nın İşgali 01-01-1970 03:00 Duygularım, Petersburg ve Dostoyevski’nin Acısı 01-01-1970 03:00 Çermik Dağlarında Gezer Bir Devrimci 01-01-1970 03:00 MUSTAFA SUPHİ Karanlıktan Aydınlığa 01-01-1970 03:00 Mavi Çarşaflar Altında Saklanan Acılar 01-01-1970 03:00 Yanlış Hesap Davos’tan Döndü Gibi 01-01-1970 03:00 Dicle İlk Öğretmen Okulu İle İlgili Aldığım Bir Yazı 01-01-1970 03:00 Dostum Misbah Hicri’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Şiir Okuyan Garip Bir Adam 01-01-1970 03:00 Dönemin Marazi Belirtileri 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Gerçekler Kadar Acı Değildir 01-01-1970 03:00 Bölünme ve “Bölünmenin Acısı” (II) 01-01-1970 03:00 Bölünme ve “Bölünmenin Acısı” (I) 01-01-1970 03:00 Evlerde Yapılan Rakılara Rakı Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Bir Kitap ve Bir Mekân: GÖBEKLİ TEPE 01-01-1970 03:00 Bilimin Seyri, Paradigmalar ve COVID-19 01-01-1970 03:00 'Sosyal Mesafe' mi, 'Fiziksel Mesafe' mi? 01-01-1970 03:00 Kara Bulutlar Tepemizde Dolanıyor 01-01-1970 03:00 Kahveler Tek Başına İçildiği İçin Tadı Yok 01-01-1970 03:00 Şairimiz Vecdi Subaşı’yı Yitirdik 01-01-1970 03:00 Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı:HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ(1) 01-01-1970 03:00 Kavalcı Hafız Zülfi Yokuş’la İlgili Bir Düzeltme 01-01-1970 03:00 Harika Bir İnsan Hakkında Harika Bir Kitap: Karanlıktaki Işık YILMAZ GÜNEY 01-01-1970 03:00 Çiçek Kar Altında Yeşerir 01-01-1970 03:00 Şampanya İçerek Yaşamdan Ölüme Geçen Ölümsüz:Anton Çehov 01-01-1970 03:00 Bülbülün Kanıdır Güle Rengini Veren 01-01-1970 03:00 Gömülü Şamdan ve Satranç 01-01-1970 03:00 “Savaş ve Amerikan Ekonomisi” 01-01-1970 03:00 Önce Beyazken Sonra Neden Kırmızı Oldu Gül? 01-01-1970 03:00 İngiltere’nin Kürt Politikası (1918-1932) 01-01-1970 03:00 Bilimkurgu Sadece Bilimkurgu Değildir 01-01-1970 03:00 İyi Kötü, Güzel Çirkin… 01-01-1970 03:00 Akıllı Teknolojik Cihazlarla Birlikteliğimiz? (II) 01-01-1970 03:00 Akıllı Teknolojik Cihazlarla Birlikteliğimiz? (I) 01-01-1970 03:00 Ben Sevgili Dayımı Türkiye Önemli Bir Değerini Yitirdi 01-01-1970 03:00 Bahar, Gül ve Bir Mayıs 01-01-1970 03:00 Her Dönemin Kendine Göre Bir Parmak İzi Olur-2 01-01-1970 03:00 Her Dönemin Kendine Göre Bir Parmak İzi Olur-1 01-01-1970 03:00 Akıllı Makinelere Hapsedilmiş Bir Gelecek 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâya Kai-Fu Lee’nın Yaklaşımı-2 01-01-1970 03:00 Yapay ZekâyaKai-FuLee’nın Yaklaşımı-1 01-01-1970 03:00 Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı 01-01-1970 03:00 Amerikan Soğanı ve Soğanın Marifetleri 01-01-1970 03:00 İki Dosttan İki Kitap – Müslüm Üzülmez 01-01-1970 03:00 Bazı şeyleri unutmamak için yazmak Lazım 01-01-1970 03:00 “İdama Yürüyen Adam” 01-01-1970 03:00 “Arkamdan kimse ağlamasın” 01-01-1970 03:00 Karanlıkta Ne Çiçek Açar Ne Düşünce Filizlenir 01-01-1970 03:00 Tarım ve Uygarlığın Başlangıç Noktası 01-01-1970 03:00 Dünyada Madenciliğin İlk Başlangıç Noktası 01-01-1970 03:00 Ergani-Maden İlişkisi ve Ergani Bakır Maden İşletmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Fazla Kitap Göz Çıkarmaz, Ama… 01-01-1970 03:00 Dil, “Zihnin Aynası”dan Çok Daha Fazlasıdır 01-01-1970 03:00 Hefaystos, Bir Mayıs ve Ergani İsminin Kökeni 01-01-1970 03:00 Bir Tatlı Yanılgı: “Görünüyorum O Halde Varım” 01-01-1970 03:00 Ağza Giren İnsanı Kirletmez Ağızdan Çıkan Kirletir 01-01-1970 03:00 Adnan Aral’ın Ardından… 01-01-1970 03:00 İşimiz Zor 01-01-1970 03:00 “Çiçekler Özgürlük Ortamında Nefeslerinin Kokusunu Yayar” 01-01-1970 03:00 3.Nuh’un Adamı Enver Atılgan’ın Anısına 01-01-1970 03:00 2.Nuh’un Adamı Enver Atılgan’ın Anısına 01-01-1970 03:00 1.NUH’UN ADAMI ENVER ATILGAN’IN ANISINA 01-01-1970 03:00