Ne Olacak Bu Müslümanların Hali?

Ali Haydar Üzülmez

28-03-2026 10:49

İç içe iki bayramı birlikte kutladık. Kendi adıma bayram coşkusu ile kutladık diyemem; hüzünlü bir kutlama oldu.
İnsanların öldüğü, savaşın olduğu yerde coşkulu bir bayram olur mu? Olmaz!
İran-ABD/İsrail savaşı yayılarak devam ediyor. İran’daki molla rejiminin sivil ve askeri yöneticileri, deyim yerindeyse tek tek ABD ve İsrail tarafından avlanıp yok ediliyor. Üzülüyor muyum? Hayır, zerre kadar üzülmüyorum. Çünkü onlar kendi halklarına çok acımasız davrandılar, insanlara çok acı çektirdiler; her hafta onlarca genci ve siyasi muhalifi, çocuklarının ve yakın akrabalarının gözlerinin önünde vinçlerle astılar. Kızlar başlarını açmasın diye sokakta ahlak milisleri oluşturuldu. Kürt kızı Mahsa Amin işkenceyle öldürüldü.
Ama tüm bunlar, süren savaşın haklı olduğu anlamına gelmiyor. Pervasız ABD Başkanı Donald Trump ve ırkçı/milliyetçi Netanyahu, bölgenin enerji ve doğalgaz yataklarına çöreklenip bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Bunun için de İran’da da Suriye’deki şeriatçı Colani gibi, kendine bağlı Şii kukla bir yönetici bulmaya çalışıyor. ABD ve İsrail şu anda bunun arayışı içindedir.
Temiz inançlı insanlar, inancınızın en katı savunucusu durumunda olan İslam’ın iki güçlü katı mezhebinin düştüğü hazin durumu görüyor musunuz? Bunun nedenini düşünüyor musunuz? Bu inancınızın siyasallaşması, devletle siyasi İslam’ın bütünleşmesi değil mi? Bu hazin durumdan İslam’a ve onun inanan insanlarına bir hayır gelir mi?
Bu konuya daha geniş çerçeveden bakmak isterim.
Ortadoğu denilince ilk akla gelenler: İslam, İslam ülkeleri, Kürtler, Filistin ve özellikle petrol ile doğal gazdır.
Kürtlerle ilgili düşüncelerimi bir önceki Eksik Olan başlıklı yazımda paylaşmıştım. Benim için sevindirici olan, bu yazımın geniş bir okuyucu tarafından okunması ve paylaşılması oldu.
Gelelim “Ne olacak bu Müslümanların hali?” sorusuna.
Yeryüzünde 22 Arap, 35 başka etnisite olmak üzere toplam 57 Müslüman ülke var. Biz de dahil, 57 Müslüman ülkenin durumu ortada. Ortada olan demekle şunu kastediyorum:
Bu ülkelerin hiçbirinde demokrasi ve hukuk yok. Yöneticileri zengin, halkları fakir. İnsan hakları ayaklar altında. Bin yıldır bilimsel çalışmalar yapılmadığı için başarı da yok. Tüm İslam ülkelerinin insanlığa armağan ettiği bir tane bilimsel buluş veya patent yok. Bu ülkeler bilgide, bilimde, teknolojide, sanatta, edebiyatta ve mimaride son derece geri; felsefe dersleri yok. Felsefe dersleri olmayınca, düşünce, akıl yürütme ve “neden, niçin” sorusunu sorma da yok.
Ne zamandan beri?
Farabi, İbni Sina, İbni Haldun bir kenara atılıp, inançlı İbni Rüşt; aklı öne çıkarıp pozitif bilimleri, felsefeyi de öğrenelim dediği için yasaklandığı; siyasal olarak Nizâmülmülk, ideolojik/teorik olarak İmam Gazali kabul edildiği dönemden beri. Aklın, bilimin, bilginin değil; naklin ve ezberin benimsendiği dönemden beri. Devletin dini, dinin devleti etkisi altına alıp; devleti ve dini yönetenler birbirlerinden nemalandığı; dinle devletin iç içe geçtiği dönemden beri. Bunun temelini de hiç kuşkusuz; Büyük Selçuklu Devleti’nden günümüze Nizâmülmülk ve İmam Gazali atmıştır.
Durum bu: Elinizde kendi ürettiğiniz bilgi ve teknoloji yok. Bilgi, para ve teknoloji karşı tarafın elinde, sizin ürettiklerinizin parçaları, patenti veya satın aldıklarınız da onların. Peki, bu savaşı nasıl kazanacaksınız?
Hiç düşünüyor musunuz sevgili Müslümanlar; sadece “iman gücü ile” diyorsanız, size kolay gelsin derim!
Mescid-i Aksa’da kamaraların önünde namaza durmakla veya “Allahu Ekber” sloganı atmakla, televizyon ekranlarında kuru sıkı yorumlar yapmakla bu savaşı kazanamazsınız, onu da size söyleyeyim. Ayrıca neden bu durumdasınız? Hiç düşünüyor musunuz? ABD emperyalizminin pervasızca davranmasında sizin hiç mi kabahatiniz yok? Elbette var. Hem de çok fazla var. Daha düne kadar bu emperyalist güçlerin bir dediğini iki etmeyip, koca Sovyetler Birliği’ni elbirliğiyle ortadan kaldırdınız. Sovyetler olsaydı, ABD bu kadar pervasız hareket edebilir miydi? Bunu hiç düşündünüz mü? Sovyet yönetimi çok iyiydi demiyorum, ama iyi kötü zalimin karşında, mazlumun yanında bir denge idi!
ABD 6. Filosu İstanbul’a geldiğinde, buna karşı çıkan devrimci ve solcu gençlere sopa ve silahla saldıran siz oldunuz; hatırlıyor musunuz?
Şimdi feryadı figan edip kamaraların önünde vicdanlı insanlardan yardım bekliyorsunuz. Çok geç, geçmiş olsun. Ne yazık ki geçmişte yapılan yanlış ve hataların acısını hep birlikte yaşıyoruz. Bayram tadında bir bayramı sevinç ve coşkuyla kutlayamadık. İçimiz buruk, hüzünlüyüz, acı çekiyoruz. Aynen ozanın dediği gibi: “Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime.” İçimiz kan ağlıyor, dışımızda da kan akıyor.
Bu yanlış ve kötü uygulamalardan arınabilir miyiz? Bence evet. Nasıl mı? Hem çok kolay, hem de çok zor!
Önce kendi halklarımız için, sonra tüm Müslüman ülkelere örnek olacak bir ülke oluşturabiliriz. Şu anda güç ve iktidar sizde; bu nedenle karar sizin. Bana göre bunun ilk adımı, sivil ve demokratik bir anayasadan, özellikle de zihniyet değişikliğinden geçiyor.
Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı, ideolojiden bağımsız bir anayasa ve ideolojiden bağımsız bir devletten geçiyor; bu koşul olmazsa olmazımız olmalı.
Ey temiz Müslümanlar, unutmayın! Devletten ya da kamusal alandan dini özel alana çekmediğiniz, bir başka deyişle dünya işlerini siyasetçilere, inanç/manevi işleri din görevlilerine bırakmadığınız, seküler bir yaşamı benimsemediğiniz ve akıl ile bilimi ön plana çıkarmadığınız sürece; acı, açlık ve iç ile dış sömürü, bu perişan hâl ile birlikte devam edecektir. Maddileşen ve siyasallaşan bir din/inanç büyük halk kitleleri nezdinde saygınlığını yitirir. İnanç devleti ile ülkeler kalkınıp refah toplumu oluşmuyor. Örnek mi, 57 Müslüman ülke ile inancı en seküler şekilde yaşayan İskandinav ülkeleri Belçika, İzlanda, Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya’yı karşılaştırınız.
Geleceğimiz olan gençlere soralım, nerede yaşamak isterler acaba?

DİĞER YAZILARI EKSİK OLAN 01-01-1970 03:00 İNSANLAŞMA SÜRECİMİZ 01-01-1970 03:00 ÜÇ KADİM SORU 01-01-1970 03:00 İRAN VE SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA KÜRTLER 01-01-1970 03:00 AYDINLAR VE ASKERLER 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE KÜRTLERE KARŞI DUYULAN KİN, NEFRET, DÜŞMANLIK VE PSİKOLOJİK SAVAŞ 01-01-1970 03:00 BİR SOHBETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 SEMAVİ DİNLER VE LUTİLİK 01-01-1970 03:00 İDEOLOJİLERİN TUTUCULUĞU VE AYDINLAR 01-01-1970 03:00 MECLİS KOMİSYONU, YENİ ANAYASA VE BARO BAŞKANININ ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 ÖZGÜRLÜK PLATFORMU 01-01-1970 03:00 BÖLGESEL TEK GÜCE DOĞRU! 01-01-1970 03:00 İLK CİNAYET VE İLK MİRAS KAVGASI 01-01-1970 03:00 YETKİLERİ GÖREVE ÇAĞRIYORUM 01-01-1970 03:00 GELDİK BUGÜNLERE 01-01-1970 03:00 İSRAİL’IN İRAN’I ÇÖKERTME STRATEJİSİ VE İSLAM’IN SİYASAL BİR DİN OLARAK KURUMSALLAŞMASI 01-01-1970 03:00 ÖCALANIN ÇAĞRISI: KURBANSIZ KURBAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 Matematik ve Ezanın Evrensel Ölçüleri 01-01-1970 03:00 Bir İnsanlık Hali Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KÜRTLER GÜNEŞ Mİ, RÜZGÂR MI OLMALI? 01-01-1970 03:00 KARARI SİZLERE BIRAKIYORUM 01-01-1970 03:00 Anayasa Tartışmaları ve Kenan Paşa’nın Gizli Hayranları 01-01-1970 03:00 TENEKE VE ALTIN 01-01-1970 03:00 ARAYIŞ DEVAM EDİYOR; MARSA YOLCULUK  01-01-1970 03:00 DOMOKRATİK SİYASETE VE KARDEŞLİĞE ÇAĞRI 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZIN MATEMATİK KORKUSU 01-01-1970 03:00 GÖZLER ÖCALAN’DA 01-01-1970 03:00 TARİH YENİDEN KÜRTLERİN KAPISINI ÇALDI, KÜRTLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI! 01-01-1970 03:00 KÜRTLER TARTIŞIYOR 01-01-1970 03:00 HAYBER KALESİ CENGİ VE BİTMEYEN DİN SAVAŞLARI 01-01-1970 03:00 KEDİ, SİNCAP, KUŞ VE MÜSLÜMAN KADINLAR 01-01-1970 03:00 DÜRÜST, GÜZEL NARİN! 01-01-1970 03:00 MUNDAR OLMAK 01-01-1970 03:00 Baskın Oran Hocama Açık Mektup 01-01-1970 03:00 EŞİTLİĞE DOĞRU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILARIN KENDİ EKONOMİK MODELLERİ VAR MIDIR? 01-01-1970 03:00 DAYANAK NE? 01-01-1970 03:00 DİKTATÖR, SAVAŞ VE HAYAT 01-01-1970 03:00 BENİMDE BİR HAYALİM VAR 01-01-1970 03:00 ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 İKİ BÜYÜK YALAN 01-01-1970 03:00 GELEN İKİ TELEFON VE DÜŞÜNDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 CARİYE VE HÜR KADININ ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 DEM Parti ve Kürtler 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİN SESİ 01-01-1970 03:00 "Nietzsche: Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski olmuştur 01-01-1970 03:00 MARKSİZM VE SOVYET PRATİĞİ 01-01-1970 03:00 AŞKIN YÜZÜ, ELAZIĞ VE ADNAN YÜCEL 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEME ZAMANI 01-01-1970 03:00 AŞKI YAŞAYAMAYANLARIN HAZİN DURUMU 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURAL VE ZAHİR DEĞİL ÖZ 01-01-1970 03:00 ANA AKTÖR KÜRT BİRLİĞİ OLABİLİR 01-01-1970 03:00 İDEAL OLAN 01-01-1970 03:00 ÜÇ GÜZEL VARLIK 01-01-1970 03:00 Değişim iyidir, güzeldir, hayattır! 01-01-1970 03:00 MERAK EDİLEN YAKIŞIKLI 01-01-1970 03:00 Yakışıklının devamı. 01-01-1970 03:00 YAKIŞIKLI VE DİCLE’NİN YİĞİT ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 ÖNCE SÖZ DEĞİL SES VARDI 01-01-1970 03:00 Alevileri Ne Kadar Anlayabiliyoruz? 01-01-1970 03:00 Önyargıları Kırıp Alevileri Tanımak ve Sevmek 01-01-1970 03:00 EĞİTİM Mİ, KÜLTÜR MÜ? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Dokunma 01-01-1970 03:00 8 Mart ve Erkekler 01-01-1970 03:00 YENİ BİR PARADİGMA VE STRATEJİK DEĞİŞİKLİK NEDEN GEREKLİDİR 01-01-1970 03:00 Hangi sosyalizmi istiyoruz? 01-01-1970 03:00 YENİ DURUM VE ÜÇ YAZIM-1 01-01-1970 03:00 GÜLHANE PARKI, POSTACI VE BEN 01-01-1970 03:00 SEVGİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-2 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-1 01-01-1970 03:00 ÜÇ ROMAN İKİ DÜŞÜNÜR 01-01-1970 03:00 HAYAT/ YAŞAM 01-01-1970 03:00 KÜRTLER, "İSLAM KARDEŞLİĞİ"SARMALINDAN ÇIKABİLECEK Mİ? 01-01-1970 03:00 AĞLAYIP SIZLAMA ÇARE DEĞİL 01-01-1970 03:00 DİCLE KURURKEN! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN l-İ PÜR MELALİ-2 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ-1 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ GİRİŞ 01-01-1970 03:00 "Keké 01-01-1970 03:00 Hayatının Sonbaharını Yaşayanlara Öneriler 01-01-1970 03:00 ŞEYHMUS KAPTANI VE AMEDSPOR 01-01-1970 03:00 DEVLET, ÇIKAR MI HİZMET Mİ ARACIDIR ? 01-01-1970 03:00 Bir Asırdır Demokrasiyi Kurumsallaştıramadık, Neden? 01-01-1970 03:00