Duygularım, Petersburg ve Dostoyevski’nin Acısı

Müslüm Üzülmez

20-02-2021 13:49

Bir kitabın ismi bazen çekim merkezi olabilir.

Kitapçı vitrininde gördüğüm Petersburg’lu Usta(*) kitabı önce Petersburg sözcüğüyle, sonra Usta’nın Dostoyevski olduğunu öğrenmemle beni hemen çekim merkezine aldı. Kitapla doğrudan duygusal bir ilişkiye girmiş oldum.

Duygusal ilişkimi üç başlıkta toplaya bilirim:

Birincisi, oğlum Ozan’ın yirmi yıldır eşi ve iki kızıyla Petersburg kentinde yaşıyor oluşudur. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, ilki 15 Nisan 2006’da olmak üzere Petersburg’a 5-6 kez gittim. Her gittiğimde sınırlı da olsa bu güzel kentin tarihi mekânlarını, müzelerini, cadde ve sokaklarını gezdim. 22 Nisan 2006’da, Dostoyevski’nin yaşadığı evin sokağında bulunan heykelini gördüğümde kendisiyle söyleştim; Dostoyevski Müzesi’ne dönüştürülen evinin salon ve odalarında dolaştım, sergilenen kitaplarını, el yazmalarını, kişisel eşyalarını inceledim ve burada Büyük Usta’nın kokusunu teneffüs ettim. Müzede gezerken bir dolabının camlı bölmesinde Türkçeye çevrilmiş bir adet Budala (Can Yayınları), iki adet de Cinler (Varlık Yayınları) romanını gördüğümde sevinmiş, ama Kürtçe çevrilerinin bulunmayışına üzülmüş ve Türkçe ile Kürtçe çevrilerin yan yana bulunuşlarının müzede çok güzel duracağını düşünmüştüm. Kısacası ilk sebep, her şeyiyle farklı ve güzel olan Petersburg’da oğlumun bulunması ve kenti sevmiş olmamdır.

İkincisi, Petersburg’un bir zamanlar hayallerimi süsleyen ve uğruna mücadele verdiğim sosyalist devrimin başladığı yer oluşudur: Lenin ve Bolşevik Partisi yönetimince, daha doğrusu Petrograd (Petersburg) Askeri Devrim Komitesi’ne bağlı askerler tarafından bir darbeyle Kışlık Saray’ın ele geçirip 1917 Ekim Devrimi’ni başlatmaları ve Sovyet Devrimi’ni Petersburg’dan dünyaya duyurmuş olmalarıdır. (Devrim ve Sovyetler şimdi tarih olsa da, bu başkaldırının dünyayı temelinden sarstığını, dünyada birçok şeyin kökten değişmesine neden olduğunu unutmayalım. Sovyetler Birliği’nin dağılması öyle birilerinin dediği gibi “Tarihin Sonu” değildir; başka bir Dünya’nın mümkün olabileceğini gösteren çok önemli tarihsel olgulardan biridir.)

Üçüncüsü, Dostoyevski’ye hayranlık duymamdır. Dünya yazarları arasında bir benzeri olmayan bu Büyük Usta’ın kitaplarını tekrar tekrar severek okumuş ve her okuyuşta eserlerinde kullandığı sözcükleri kazıyarak tutkularını zıddıyla yaşayan kahramanlarının ikili yapısını, ruhsal gelgitlerini, iyi bir insanı aniden cinayet işleyen birine dönüştürmedeki maharetini anlamaya çalıştığım sınır tanımayan çılgın bir yazar oluşudur.

Bu duygularla Petersburg’lu Usta’yı okudum. 2003 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Güney Afrikalı yazar J. M. Coetzee, 1994’te yazdığı bu eserinde Dostoyevski’nin yaşamından bazı kesitleri kendince kurgulayıp roman olarak anlatmaya çalışmış.

Dostoyevski’yi anlamak ve anlatmak çok zordur. Onun ruhunun derinliklerinde kopan fırtınaları, alt üst oluşları, yarattığı kahramanların karanlık yanlarını ve ikili var oluşlarını yazıya dökmek kolay bir iş değildir. Stefan Zweig’in belirttiği gibi: “Fyodor Mihailoviç Dostoyevski ve onun iç dünyamız için taşıdığı önemi hakkıyla anlatabilmek zor ve sorumluluk isteyen bir iştir, çünkü onun o eşsiz enginliği ve gücü yeni bir ölçüye gereksinim duyar.” (S. Zweig, Üç Büyük Usta, Çev. Nafer Ermiş, TİB Yayınları, s.83)

Yaşar Kemal da onun karanlığındaki aydınlığa işaret eder. 1973 yılında Leningrad’a, yani Petersburg’a gidişinin ardından Zeynep Oral’a yaptığı açıklamada: “İki Leningrad vardır: Puşkin’in aydınlık Leningrad’ı ve Dostoyevski’nin karanlık Leningrad’ı. Nitekim Leningrad’da Dostoyevski düşüncem iyice sağlamlaştı. Belki de dünyanın pek çok yerinde, Dostoyevski’nin karanlığı ve karamsarlığı, Puşkin’in, Tolstoy’un aydınlığından ve iyimserliğinden daha aydınlıktır,” der. (Y. Kemal, Zulmün Artsın, Can Yayınları, s.168)

Böylesine zihninde tasarladıklarına sınır tanımayan, karmaşık, sırlarla dolu, eserlerinden başka kendisi hakkında çok az şey bilinen, tutkularının ateşinde yanan, sara illetli ve saranın esrarengiz boğuculuğunu duyumsayan, yaşarken sürekli ölümü tadan acıların efendisi bu yazarı yazmak cesaret ister. Ama J. M. Coetzee bu cesareti göstererek romanında Dostoyevski’yi zihninde yeniden yaratıp sözcüklere dökerek zoru başarır; romanlar yazan Dostoyevski’yi yazdığı romanında baş-kahramanı yapar. Dostoyevski’nin romanlarının karanlık ortamını, ruhsal çözümlemelerini; Rusya’da derinden sessizce ve şiddetle dalga dalga gelen değişim ve devrimlerin ayak seslerini edebi bir akış içinde anlatır.

Roman, “Ekim, 1869. St. Petersburg’un Saman Pazarı semtinde, bir atlı araba ağır ağır bir sokaktan geçiyor. Yüksek bir binanın önünde sürücü atın dizginlerini çekiyor.” paragrafıyla başlıyor. Atlı arabadaki yolcu, Dostoyevski’dir. Sürgün bulunduğu Almanya’dan dönüyor. Dönüşü boyunca kafasındaki sorular, buhara boğulmuş boş bir hamamda cinlerin çılgınca oynadıkları gibi kafasında tepinerek başındaki seyrelmeye başlayan saçlarını tel tel yoluyorlar. Hangi soruya nasıl bir yanıt bulacağını arıyor: “Hikâyeler dinlemek istiyor.”(s.22) Acısını dindirmek için mevcudiyetin karanlığı ve anıların puslu yoğunluğunda acısını azıcıkta olsa dindirmek için oğlu Pavel’in ölümündeki sır perdesini aralamaya çalışıyor.

Roman kahramanı Dostoyevski, oğlu Pavel’in ölümünün izini sürerken, acı çeken acılı bir insan olarak kendi geçmişiyle, kimliğiyle ve hayattaki duruşuyla ilgili gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Biz okuyucular da bir insanın kendisiyle yüzleşmesinin hiç de kolay bir şey olmadığına bir kez daha tanık oluyoruz.

(*)J. M. Coetzee, Petersburg’lu Usta, Çev. İlknur Özdemir, Can Yayınları, 5. Baskı, 252 sayfa.

DİĞER YAZILARI Bir Yolculukla Başlayan Hazin Bir Aşk: DOLUNAY 01-01-1970 03:00 Bilim İnsanımız Şehmus Güzel'i Kaybettik 01-01-1970 03:00 Kaçan Zamanı Kuyruğundan Yakalamak 01-01-1970 03:00 Ergani Spor’un Başarısı Ergani’nin Başarısı Olacaktır 01-01-1970 03:00 Engels Marx’a Rüyamda Ne Anlatıyordu? 01-01-1970 03:00 Zengin Kesesindekini Derviş Gönlündekini Verir 01-01-1970 03:00 Her Düşüşte Direnerek Yerden Kalkıştır Yaşamak 01-01-1970 03:00 Teknolojik Devrim, Değişim ve Örgütler 01-01-1970 03:00 İnsanca Yaşama Bir Çağrı: Genetik Öfke 01-01-1970 03:00 Cep Telefonları Tespihlerin Pabucunu Dama mı Atıyor? 01-01-1970 03:00 Sömürgecilik ve Shakespeare’in Fırtına’sı 01-01-1970 03:00 Rüya, Rüya Yorumlama, Rüyam 01-01-1970 03:00 Rüyam ve “Mühendislik Felsefesi” 01-01-1970 03:00 Kör Talih, Lâl Tarih ve İki Mesaj 01-01-1970 03:00 Tarih ve Beklenen Öcalan Çağrısı  01-01-1970 03:00 Hegel Niçin Dil Konusunda Leibniz’i Eleştirir? 01-01-1970 03:00 Herkes Kendi Hayatının Yükünü Taşır 01-01-1970 03:00 “Toplam Kalite ve Süreç Yönetimi”ne Dair 01-01-1970 03:00 “Jiyana Nîvkuştiyan” 01-01-1970 03:00 Beşir Doğan Yoldaşımın Anısına… 01-01-1970 03:00 Hoşot (Dicle) Anıları ve Önemli Bir Öneri 01-01-1970 03:00 “Felsefe ve Matematiğin Yoldaşlığı” Yazıma Gelen Yorumlar 01-01-1970 03:00 “Yaşam-Jiyan” Resim Sergisine Dair 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan Kamil Sümbül’ün Ardından 01-01-1970 03:00 Hafız, İskân Azizoğlu ve Bir Fotoğraf 01-01-1970 03:00 Bir Çevirmen, Bir Kitap ve... 01-01-1970 03:00 Hafız, Nişo ve Kavalın Büyülü Gücü 01-01-1970 03:00 Eğitim Aykırı İnsanlar Yetiştirmeli 01-01-1970 03:00 Genç Bir Yazarımız: Neçirvan Bozkaplan 01-01-1970 03:00 HOROZLAR NEDEN ÖTÜYOR? 01-01-1970 03:00 Batman’dan Kızıl Bir Yıldız Kaydı 01-01-1970 03:00 Ses Evreninde Efsunlu Bir Rum Kızı: EFTALYA 01-01-1970 03:00 “Endişesiz Bir Ülke, Endişesiz Bir Dünya İçin...”(2) 01-01-1970 03:00 “Endişesiz Bir Ülke, Endişesiz Bir Dünya İçin…”(1) 01-01-1970 03:00 Dengbêj Gulo’nun Ardından Kılamlar Yetim Kaldı! 01-01-1970 03:00 Dengbêj Zifqarê Gulo’nun Ardından... 01-01-1970 03:00 4. Çermik Kitap Fuarı İzlenimlerim 01-01-1970 03:00 Bazı Şeyler Maalesef Unutulmuyor 01-01-1970 03:00 “Yok Sessizlikten Başka Sesimiz” 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar -3 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar -2 01-01-1970 03:00 “Devlet Aklı İnsan Merkezli Olmalı” 01-01-1970 03:00 “Yeraltı Edebiyatı”na Dair Aldığım Yazılar-1 01-01-1970 03:00 Öfkelilerin Öfkesi: “Yeraltı Edebiyatı” 01-01-1970 03:00 “Olası Bir Dicle Romanına Katkı” ve Hafız’ın Sözsüz Ezgileri 01-01-1970 03:00 Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur? 01-01-1970 03:00 Bilgisayarla tanışmam ve “kâinatın hâkimleri” 01-01-1970 03:00 Belalı Sevdalımız: MAKİNELER 01-01-1970 03:00 “Kara Yara”nın Romanı: Önce Kuşlar Öldü 01-01-1970 03:00 “Hafız Zülfo’nun Kavalı Ergani İstasyonunu İnletiyordu” 01-01-1970 03:00 Geçmişe Bir Yolculuk ve Bir Demet Şiir 01-01-1970 03:00 Recep Maraşlı’nın Kitabı: Pasolini’nin Filmi ve Diyarbakır 5 No’lu 01-01-1970 03:00 Teknolojik İşsizlik ve Gelecek Korkusu 01-01-1970 03:00 Ütopya, Distopya ve “Çalışılmayan Bir Dünya” Müslüm Üzülmez 01-01-1970 03:00 Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri Üzerine 01-01-1970 03:00 Gül, Gulan, Anam 01-01-1970 03:00 Bir Fotoğraf Bazen Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Fersûde [فرسوده]/ Erganili Mesud [ارغنيلى مسعود] 01-01-1970 03:00 Demokratik Tartışma Kültürü Üzerine 01-01-1970 03:00 Ukrayna-Rusya Savaşından Çıkardığım Bir Sonuç 01-01-1970 03:00 Kötülük ve Pislikler Çoğunlukla Kutsallık Adına Yapılır 01-01-1970 03:00 Tez ve Antitez Değiştiyse, Sentez de Değişmek Zorundadır 01-01-1970 03:00 Strateji, Gelecek, Kavramsal Tohumlar 01-01-1970 03:00 “Büyük Dönüşüm”, Korona, Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Elbet Gün Ağarır Anne(1) 01-01-1970 03:00 Cemal Süreya’nın Kanayan Yarası 01-01-1970 03:00 Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı 01-01-1970 03:00 “Bêje çiyayêreş, ceylanı nasıl yem ettin kurda” 01-01-1970 03:00 Düşünmenin Düşünülmesi 01-01-1970 03:00 Kardeşime Gece Gelen Şiir 01-01-1970 03:00 Brzezinski’nin Ölümünün Hatırlattıkları 01-01-1970 03:00 Arzu Hayatın Kayıtsızlık Ölümün Belirtisidir 01-01-1970 03:00 Erganililer Kültür ve Dayanışma Derneği’nin Kongresinden İzlenimler 01-01-1970 03:00 Bedros Dağlıyan ve Dengbêjin Gölgesinde Taş Meselleri 01-01-1970 03:00 ÇERMİK HALKINA SAYGI İLE DUYURULUR, 01-01-1970 03:00 Kapitalizmin Mutasyonu, Yenilgimiz ve Yeniden Düşünmek 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Kumar, Dostoyevski ve Babam 01-01-1970 03:00 Sıradan Küçük İnsanlar… 01-01-1970 03:00 TÖS İle İlgili Arşivimde Bulunan Bir Fotoğraf 01-01-1970 03:00 Ergani’deki “Taş Mektep” ve Diyarbekir Eğitim Tarihi 01-01-1970 03:00 Bir İstihbaratçının Kaleminden Mezopotamya’nın İşgali 01-01-1970 03:00 Çermik Dağlarında Gezer Bir Devrimci 01-01-1970 03:00 MUSTAFA SUPHİ Karanlıktan Aydınlığa 01-01-1970 03:00 Mavi Çarşaflar Altında Saklanan Acılar 01-01-1970 03:00 Yanlış Hesap Davos’tan Döndü Gibi 01-01-1970 03:00 Dicle İlk Öğretmen Okulu İle İlgili Aldığım Bir Yazı 01-01-1970 03:00 Dostum Misbah Hicri’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Şiir Okuyan Garip Bir Adam 01-01-1970 03:00 Dönemin Marazi Belirtileri 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Gerçekler Kadar Acı Değildir 01-01-1970 03:00 Bölünme ve “Bölünmenin Acısı” (II) 01-01-1970 03:00 Bölünme ve “Bölünmenin Acısı” (I) 01-01-1970 03:00 Evlerde Yapılan Rakılara Rakı Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Bir Kitap ve Bir Mekân: GÖBEKLİ TEPE 01-01-1970 03:00 Bilimin Seyri, Paradigmalar ve COVID-19 01-01-1970 03:00 'Sosyal Mesafe' mi, 'Fiziksel Mesafe' mi? 01-01-1970 03:00 Kara Bulutlar Tepemizde Dolanıyor 01-01-1970 03:00 Kahveler Tek Başına İçildiği İçin Tadı Yok 01-01-1970 03:00 Şairimiz Vecdi Subaşı’yı Yitirdik 01-01-1970 03:00 Kavalından Çıkan Sesle Bütünleşen Kavalcı:HAFIZ ZÜLFİ YOKUŞ(1) 01-01-1970 03:00 Kavalcı Hafız Zülfi Yokuş’la İlgili Bir Düzeltme 01-01-1970 03:00 Harika Bir İnsan Hakkında Harika Bir Kitap: Karanlıktaki Işık YILMAZ GÜNEY 01-01-1970 03:00 Çiçek Kar Altında Yeşerir 01-01-1970 03:00 Şampanya İçerek Yaşamdan Ölüme Geçen Ölümsüz:Anton Çehov 01-01-1970 03:00 Bülbülün Kanıdır Güle Rengini Veren 01-01-1970 03:00 Gömülü Şamdan ve Satranç 01-01-1970 03:00 “Savaş ve Amerikan Ekonomisi” 01-01-1970 03:00 Önce Beyazken Sonra Neden Kırmızı Oldu Gül? 01-01-1970 03:00 İngiltere’nin Kürt Politikası (1918-1932) 01-01-1970 03:00 Bilimkurgu Sadece Bilimkurgu Değildir 01-01-1970 03:00 İyi Kötü, Güzel Çirkin… 01-01-1970 03:00 Akıllı Teknolojik Cihazlarla Birlikteliğimiz? (II) 01-01-1970 03:00 Akıllı Teknolojik Cihazlarla Birlikteliğimiz? (I) 01-01-1970 03:00 Ben Sevgili Dayımı Türkiye Önemli Bir Değerini Yitirdi 01-01-1970 03:00 Bahar, Gül ve Bir Mayıs 01-01-1970 03:00 Her Dönemin Kendine Göre Bir Parmak İzi Olur-2 01-01-1970 03:00 Her Dönemin Kendine Göre Bir Parmak İzi Olur-1 01-01-1970 03:00 Akıllı Makinelere Hapsedilmiş Bir Gelecek 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâya Kai-Fu Lee’nın Yaklaşımı-2 01-01-1970 03:00 Yapay ZekâyaKai-FuLee’nın Yaklaşımı-1 01-01-1970 03:00 Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı 01-01-1970 03:00 Amerikan Soğanı ve Soğanın Marifetleri 01-01-1970 03:00 İki Dosttan İki Kitap – Müslüm Üzülmez 01-01-1970 03:00 Bazı şeyleri unutmamak için yazmak Lazım 01-01-1970 03:00 “İdama Yürüyen Adam” 01-01-1970 03:00 “Arkamdan kimse ağlamasın” 01-01-1970 03:00 Karanlıkta Ne Çiçek Açar Ne Düşünce Filizlenir 01-01-1970 03:00 Tarım ve Uygarlığın Başlangıç Noktası 01-01-1970 03:00 Dünyada Madenciliğin İlk Başlangıç Noktası 01-01-1970 03:00 Ergani-Maden İlişkisi ve Ergani Bakır Maden İşletmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Fazla Kitap Göz Çıkarmaz, Ama… 01-01-1970 03:00 Dil, “Zihnin Aynası”dan Çok Daha Fazlasıdır 01-01-1970 03:00 Hefaystos, Bir Mayıs ve Ergani İsminin Kökeni 01-01-1970 03:00 Bir Tatlı Yanılgı: “Görünüyorum O Halde Varım” 01-01-1970 03:00 Ağza Giren İnsanı Kirletmez Ağızdan Çıkan Kirletir 01-01-1970 03:00 Adnan Aral’ın Ardından… 01-01-1970 03:00 İşimiz Zor 01-01-1970 03:00 “Çiçekler Özgürlük Ortamında Nefeslerinin Kokusunu Yayar” 01-01-1970 03:00 3.Nuh’un Adamı Enver Atılgan’ın Anısına 01-01-1970 03:00 2.Nuh’un Adamı Enver Atılgan’ın Anısına 01-01-1970 03:00 1.NUH’UN ADAMI ENVER ATILGAN’IN ANISINA 01-01-1970 03:00