Akil insanlarla biraraya geldiği toplantıda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobanê için gelişen eylemlere yönelik, "Son olaylar gösterdi ki Suruç'u Kobanê'den ayırmak mümkün değil. Ya bu sınırlar barışçıl çabalarla anlamsızlaştırılacak ya da bu acılar çekilecek" dedi.

Akil İnsanlar ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ortak bir sorumluluk taşıdıkları ve bu sorumluluğu toplumun tüm kesimlerine yaymada omuz omuza vermeleri gerektiğini belirterek, "Akil insanların temasları karşılıksız kalmadı, raporlar rafa kaldırılmadı" dedi. Kobanê'ye yönelik IŞİD saldırıları ile birlikte Türkiye'de yaşananları işaret eden Davutoğlu, son gelişmelerin yaşanmaması durumunda da akillerle biraraya gelmeyi planladıklarını iddia ederek, "Son gelişmeler olmasaydı da bu toplantı olacaktı. Bunu özellikle belirtmek isterim. Başbakan olmayıp da bir akademisyen olsaydım belki de sizinle birlikte oturuyor olacaktım" diye konuştu.

Kobanê için gelişen eylemsellikleri işaret ederek konuşan Davutoğlu, "Son olaylar gösterdi ki Suruç'u Kobanê'den ayırmak mümkün değil. Ya bu sınırlar barışçıl çabalarla anlamsızlaştırılacak ya da bu acılar çekilecek" ifadelerini kullandı. Çözüm süreci için, "Millidir, yerlidir, özgündür" diyen Davutoğlu, Kürt sorununu çözmek için her yolu denediklerini ileri sürdü.

Kobanê için hiçbir zaman, "Önemsizdir" demediklerini ifade eden Davutoğlu, "Biz hiçbir zaman Kobani önemsizdir demedik. Ama Türkiye'deki çözüm süreci Suriye'de Kobani meselesi yokken de vardı. O mesele çözülse de çözülmese de devam edecek. Bu süreç tamamlansaydı bizim de Kobanê'ye, PYD'ye bakışımız farklı olurdu" dedi. Dışişleri Bakanlığı döneminde PYD Lideri Salih Müslim ile görüşülme talimatını kendisinin verdiğini açıklayan Davutoğlu, "Çünkü Suriye'deki unsurlarla da demokratik görüşme süreci başlasın istedik. Çağırdık ilk defa muhatap alındı" diye konuştu.

'Faili meçhuller üzerine gittiğimizi herkes biliyor!'

Müslim'im Türkiye'ye yönelik, "Sözlerini tutmadılar" şeklindeki açıklamasına atıfta bulunan Davutoğlu, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını iddia ederek, "Tam tersini yaptılar ve Suriye rejiminin suçlarına ortak oldular. Türkmenler IŞİD tarafından katledilirken de sessiz kalındı" dedi.  Kobanê için alanlara çıkan halka yönelik saldırılarla başlayan ve onlarca kişinin yaşamını yitirmesine neden olan olaylara değinen Davutoğlu, Hüda-Par üyesi dışındaki diğer ölümleri görmezden gelerek, "Hepimizin oturup iyi bir muhasebe yapması gerekiyor. Özeleştiri yapmaktan da çekinmiyoruz. Faili meçhullerin üzerine gittiğimizi herkes biliyor. Şu anda da failli meçhuller var. Ama bunlar JİTEM gibi yerler tarafından değil kimliğini gizleyenler tarafından yapılıyor. Yasin Börü'yü kim öldürdü. Ne zaman çözüm sürecinde yol alsak şu veya bu oluyor ve ortalık karışıyor. Birileri puslu havayı seviyor" diye konuştu.

Demokratik çözüm çadırlarına, "Haraç" suçlaması

Halkın demokratik taleplerini dile getirmek için birçok yerde kurduğu çadırlara değinen Davutoğlu, bu çadırlarda haraç toplandığı suçlamasında bulunarak, "Birileri 'devlet operasyon yapmasın ama biz şehrin kenarlarında çadırlar kurup insanları hesaba çekelim haraç toplayalım ve yavaş yavaş var olan hukuk düzenin aşındırarak kendi kafamızdaki düzene gitmeye başlayalım' derse o çözüm süreci değildir.Çözüm süreci konjonktürel bir proje değildir. Bunun başardığımızda Türkiye'nin ayağındaki prangaların nasıl boşalacağını biliyoruz" açıklamasını yaptı.

(kö/mö)