Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçimlere parti olarak girme ısrarı ve kararlılığını sürdürüyor. Hem büyüme hemde seçimlere parti olarak girme persektifi çerçevesinde 81 ilde örgütleme faaliyetlerini sürdüren HDP, seçimlerde baraj kaygısı yaşamadığını ifade ediyor. Örgütlemeden Sorumlu Merkezi Örgütleme Komisyon üyesi Pervin Oduncu, HDP'nin seçim stratejini, hedef ve amaçları ile seçimlere parti olarak girmenin avantajlarını DİHA'ya değerlendirdi. Oduncu, seçim barajını geçmek için çalıştıklarını ama esas olarak toplumun tüm kesimlerini örgütleme üzerinde bir strateji geliştirdiklerine dikkat çekerek, örgütlü olanları birleştirmek ve özünde seçime, baraja dönük değil de "yeni yaşam projelerine" uygun modeli geliştirebilme derdinde olduklarını söyledi.
'81 ilde örgütleniyoruz'
"Yani stratejimizin esası toplumun örgütlü gücünü açığa çıkarmak üzerine kuruludur ve salt seçim endeksli, kısa vadeli değildir" diyen Oduncu, Türkiye'nin her yerinde örgütlendiklerini vurgulayarak, "Hedefimiz 81 ilde örgütlenmek ve sistemin halklarımıza kapattığı, adeta kitlediği zeminlerde siyaset yapma, örgütlülük yaratma ve halklarımıza, farklı yaşamın, farklılıklarla bir arada özgürce yaşayabilmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz" şeklinde konuştu.
'Kararsız seçmenler için alternatif partiyiz'
Türkiye'de çok sayıda kararsız seçmen bulunduğuna işaret eden Oduncu, farklı gerekçelerle sandık başına gitmeyen yüzde 15'lik bir topluluğun varlığına dikkat çekerek, bunlardan yüzde 7 ile 9'unun kararsızlık yaşayan seçmenlerden oluştuğunu söyledi. Söz konusu kararsız topluluğu, "Kararsız seçmen daha önceki yıllarda da görüldüğü gibi ülke için çok stratejik değişimler söz konusu olmadığında genellikle sandığa gitmeyen fazlaca da rahatını bozmak istenmeyen ama bir tehlike hissettiğinde de sandığa gidip ülke siyasetine yön verme gücü ve potansiyeli olan önemli bir kesimi oluşturmaktadır" değerlendirmesinde bulunan Oduncu, yaşanan gelişmeler ile birlikte kararsız topluluğun da bir arayış içerisine girdiğini partilerinin ise arayışlara cevap vermek için oluşturulmuş bir parti olduğunu söyledi. Oduncu, "Kararsız seçmenin yüzde 2-3'ünü bile ikna edebilirsek bizim için büyük kazanımlara yol açacaktır" dedi.
'Kadınlar ve gençler öncelik verdiğimiz kesimler'
HDP'nin tüm kesimleri hedef kitlesi olarak gördüğüne dikkat çeken Oduncu, "Sistemden dışlanmış, sistemle sorunu olan, ezilen, tanınmayan, ötekileştirilen, aşağılanan, dışlanan yok sayılan halklar, inançlar, topluluklar, kimlikler, bireyler yani yeni yaşamı inşa edeceğimiz tüm kesimler hedef kitlemiz" değerlendirmesinde bulundu. Oduncu sistemin en ağır, tarihsel ve sistematik yönelimine maruz kalan kadın ve gençlerin ise esas ulaşılması gereken, öncelik verecekleri kesimler olduğunu kaydetti.
'Merkezi örgütlemeyi hedef almıyoruz'
HDP'nin Türkiye'nin batısında nasıl bir çalışmalarına ilişkin de Oduncu, HDP'nin merkezi örgütlenmeyi değil de, yerelin kendi dinamikleri, farklılıkları ve zenginlikleri ile özgün, yerinde yerelde, örgütlenmeyi esas aldığını vurguladı. Oduncu, "Yani her ili kendi ihtiyaçları sorunları ve beklentileri üzerinden örgütlemeyi, yerinde yönetimin yerelin genel örgütlenmeye dahili yetinin bir gereği görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
'Coşkunun zirvesindeyiz'
Örgütlenme faaliyetlerinin tüm hızıyla devam ettiğine vurgu yapan Oduncu, 81 ilde örgütlenmeyi hedef aldıklarını, ilçe ve il kongrelerini gerçekleştirerek, mahalle ve köy birimlerine kadar tüm toplumsal kesimlerin iradesini yönetimlerine kattıklarını söyledi. Şu ana kadar 47 ilde ve 281 ilçede kongrelerini gerçekleştirdiklerinin bilgisini veren Oduncu, 10 ilde daha kongre gerçekleştireceklerini geriye kalan yerlerde ise atama ve bir kısmında da temsilcilik düzeyinde örgütlerini yaratıp seçimlere 81 ildeki örgütlenme ile girmeyi hedeflediklerini söyledi. Kongrelere ilgilerin oldukça büyük olduğuna dikkat çeken Oduncu, "Özellikle Van, Mersin, İzmir ve en son İstanbul kongreleri coşkunun zirvesi konumunda olduğumuzu ve gerçek demokrasi gücü olduğumuzu gösteren kongreler oldular" değerlendirmesini yaptı.
'Şimdi daha avantajlıyız'
Örgütleme yaparken yüz yüze teması önemseyerek, mahalle mahalle, ev ev dolaşıp hedeflerini ve amaçlarını anlattıklarını belirten Oduncu, seçimden sonra da aynı yolu izlemeye devam edeceklerini ifade etti. Oduncu, "Partimiz daha bir buçuk yıllık yeni bir parti olmasına rağmen bu geçireceği üçüncü büyük seçim deneyimi olacak, diğer seçimlerde örgütlerimiz sadece kağıt üstünde vardı ama kocaman bir halk iradesi arkamızdaydı. Şimdi daha avantajlı sayılırız. Zira ete kemiğe bürünmüş canlı bir partiyiz" diye konuştu.
'Başkanlık özünde ise padişahlığı hedefliyorlardı'
İktidarın HDP'nin seçimlere parti olarak girmesini ilk etapta ciddiye almadığına vurgu yapan Oduncu, bu durumun, "Bu karar AKP'ye oy kazandırır" safsatasını yaygınlaştırdığını belirterek, "Bu kararımızın tarihi ve ciddi olduğunu görünce de rencide etme, küçük düşürme, hatta Cizre'de olduğu gibi fiili saldırılara girişerek, kaos ortamı yaratıp faturayı partimize kesmeye çalışmaktadırlar. Korkuyorlar. Korktukları için de çok konuşup itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Kaygı ve korkularının iki temel hedefi var aslında biricisi; onlar bizim yine sistemi rahatlatan bağımsız adayla seçimlere gideceğimizi düşünüp bizden çaldıkları vekilliklerle Meclis'te 330 sandalye sayısına ulaşıp 'Başkanlık'' özünde ise padişahlık sistemlerini yasaları sorunsuz geçirerek yasalaştırmayı hedefliyorlardı" diye kaydetti.
'Dengeleri alt üst edeceğiz'
Seçimlere parti olarak girmelerinin dengeleri alt üst edeceğini, bunun da kızgınlık ve öfke yarattığını vurgulayan Oduncu, "İkinci kızgınlıkları ise parti ile seçimlere girmemiz mevcut inkarcı, imhacı, asimilasyonist, ötekileştiren, dışlayan, devlet aklının barajın altında kalabileceği korkusudur ki bu artık korku duvarlarının ve dolayısı ile de tüm tekçi ulus zihniyetinin yıkılması anlamına gelir. Bu büyük panik korku ve karalama kampanyalarının altında yatan nedenler bunlardır" ifadelerini kullandı.
'Yüzde 15-20 oy hedefliyoruz'
Oduncu son olarak şunları kaydetti: "Açık söyleyelim biz parti ismimizle seçimlere girmeyi ve bunun için gereken ne varsa yapmayı, gece gündüz çalışmayı, gelebilecek her türlü saldırı ve yıldırma politikalarını göğüslemeye kararlıyız. Barajın altında kalmak bir yana yüzde 15-20'lere ulaşmayı hedefliyoruz. Bu konuda hiçbir kaygımız yoktur. Süreç, konjüktür, tarih bize bunu emrediyor. Bu halkların şafak vaktidir. Bu sese kulak vereceğiz ve ülkemizi halklar inançlar özgürlükler bahçesi yapacağız. Demokrasi ve halklar kazanacak."DİHA

