ŞANLIURFA – Türkiye'nin en sıcak şehirlerinden biri olan Şanlıurfa'da termometrelerin gölgede 45 dereceyi aştığı yaz günlerinde serinlemek, artık yalnızca sıcakla mücadele değil, ekonomik bir mücadeleye de dönüştü. Her yıl onlarca çocuk ve genç, serinlemek amacıyla girdikleri Devlet Su İşleri (DSİ) sulama kanallarında yaşamını yitirirken, yetkililer "Kanala değil, havuza girin." çağrısını yineliyor. Ancak belediyelere ait yüzme havuzlarında uygulanan giriş ücretleri, bu çağrının ne kadar uygulanabilir olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerine ait bazı yüzme havuzlarında tam giriş ücretinin yaklaşık 80 TL, öğrenci ücretinin ise 40-50 TL seviyesinde olması, özellikle çok çocuklu ve dar gelirli ailelerin tepkisini çekiyor.

Sıcaklık Arttı, Tartışmalar da Büyüdü

Meteoroloji verilerine göre Türkiye'nin en sıcak kentleri arasında yer alan Şanlıurfa'da yaz mevsimi boyunca hava sıcaklıkları zaman zaman 45 derecenin üzerine çıkıyor. Okulların kapanmasıyla birlikte yüz binlerce çocuk ve genç serinleyebilecek güvenli alan ararken, belediye havuzları yoğun ilgi görüyor.
Ancak vatandaşlar, yüksek giriş ücretleri nedeniyle çocuklarını bu tesislere düzenli olarak götüremediklerini belirtiyor.
İki ya da üç çocuk sahibi aileler için tek günlük havuz masrafının ulaşım ve diğer giderlerle birlikte birkaç yüz lirayı bulduğunu ifade eden vatandaşlar, ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde bu ücretlerin birçok aileyi havuzlardan uzaklaştırdığını dile getiriyor.

"Parası Olan Havuza, Olmayan Kanala mı?"

Kentte son günlerde en çok konuşulan eleştirilerden biri de şu söz oldu:

"Parası olana havuz, olmayana kanal..."
Bu ifade, yalnızca ekonomik sıkıntıyı değil, aynı zamanda sosyal belediyecilik anlayışına yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor.

Vatandaşlar, belediyelerin ticari işletmeler gibi fiyat politikası uygulamak yerine özellikle çocuklara, öğrencilere ve dar gelirli ailelere yönelik daha ulaşılabilir hizmet sunması gerektiğini savunuyor.
Her Yaz Aynı Acı Yaşanıyor
Şanlıurfa'da yaz aylarının gelmesiyle birlikte sulama kanalları yine boğulma haberleriyle gündeme geliyor.
Uzmanlar, beton zeminli ve güçlü akıntıya sahip sulama kanallarının yüzmek için kesinlikle uygun olmadığını, bu alanlara giren kişilerin kurtulma ihtimalinin son derece düşük olduğunu vurguluyor.

Şanlıurfa Valiliği başta olmak üzere ilgili kurumlar da yaz boyunca yaptıkları açıklamalarla vatandaşları sulama kanalları, baraj gölleri ve göletlerden uzak durmaları konusunda sürekli uyarıyor.
Ancak vatandaşlara göre yalnızca uyarılar yapmak sorunu çözmüyor.

Çünkü güvenli alternatif olarak gösterilen havuzlara ulaşmak, ekonomik nedenlerle herkes için mümkün olmuyor.
En Büyük Risk Çocuklar
Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip illerinden biri olan Şanlıurfa'da yaz tatiline giren on binlerce çocuk günün büyük bölümünü dışarıda geçiriyor.

Aileler, çocuklarını tehlikeli sulama kanallarından uzak tutmak istediklerini ancak belediye havuzlarının ücretleri nedeniyle bunun her zaman mümkün olmadığını ifade ediyor.

Özellikle dört ve daha fazla çocuk sahibi aileler için yalnızca havuz giriş ücretinin günlük bütçeyi zorladığı belirtiliyor.

Vatandaşlar, "Çocuklarımızın güvenliği için havuza gitmeleri isteniyor. Ancak her seferinde yüzlerce lira ödemek zorunda kalıyoruz. Bu şartlarda birçok aile çocuklarını havuza götüremiyor." diyerek yaşadıkları sıkıntıyı dile getiriyor.

Havuz Sayısı da İhtiyacı Karşılamıyor

Eleştiriler yalnızca ücretlerle sınırlı değil.
Yaklaşık 2,5 milyonu aşan nüfusuyla Şanlıurfa'da belediyelere ait halk havuzlarının sayı ve kapasite bakımından da yetersiz kaldığı belirtiliyor.
Yoğun talep nedeniyle birçok tesiste kontenjan kısa sürede dolarken, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar ise bu hizmetlere ulaşmakta daha fazla güçlük çekiyor.
Kentte özellikle çocukların yoğun yaşadığı mahallelerde yeni halk havuzlarının yapılması gerektiği yönündeki talepler her geçen gün artıyor.

Sosyal Belediyecilik Tartışması

Vatandaşlar, belediyelerin temel görevinin yalnızca tesis işletmek değil, toplumun her kesiminin bu hizmetlerden eşit şekilde yararlanmasını sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Ekonomik şartların ağırlaştığı bir dönemde özellikle yaz aylarında çocuklara yönelik sosyal projelerin artırılması gerektiğini belirten vatandaşlar;
Öğrencilere ücretsiz veya sembolik ücret uygulanmasını,
Dar gelirli ailelere indirim sağlanmasını,
Mahalle bazlı portatif yüzme havuzlarının kurulmasını,
Yeni halk havuzlarının hizmete açılmasını,
Yaz boyunca ücretsiz yüzme kurslarının yaygınlaştırılmasını istiyor.

Asıl Soru Cevap Bekliyor
Şanlıurfa'da her yaz aynı acılar yaşanıyor.

Bir tarafta sulama kanallarında hayatını kaybeden çocuklar...
Diğer tarafta güvenli yüzme alanlarına ulaşmakta zorlanan aileler...

Bu tablo karşısında kamuoyunda tek bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor:

"Çocukları sulama kanallarından uzak tutmak isteniyorsa, güvenli havuzlara erişim neden hâlâ ekonomik engellere takılıyor?"
Şanlıurfa'nın kavurucu sıcağında serinlemek artık sadece bir ihtiyaç değil; sosyal adalet, çocuk güvenliği ve sosyal belediyecilik anlayışı açısından da tartışılması gereken önemli bir kamu hizmeti olarak öne çıkıyor.