Seçimden önce susan telefonlar, sandık yaklaşınca neden hiç durmuyor? Vatandaşın beklentisi açık: Hatırlanmak değil, unutulmamak.
SEÇİM YAKLAŞINCA ÇALAN TELEFONLAR
Telefon… Eskiden uzakları yakın eden bir iletişim aracıydı. Bugün ise hayatımızın her alanında. Haberleşiyor, alışveriş yapıyor, bankacılık işlemlerimizi gerçekleştiriyor, gündemi takip ediyoruz.
Ancak telefonun siyasette de önemli bir karşılığı var.
Özellikle seçim dönemlerinde…
Şanlıurfa’da vatandaşın telefonu ile siyasetçinin telefonu arasındaki mesafe, çoğu zaman seçim takvimine göre değişiyor.
Seçimden aylar, hatta yıllar önce aradığınızda ulaşamadığınız telefonlar oluyor. Mesaj atıyorsunuz, cevap alamıyorsunuz. Bir konuda destek istiyorsunuz, “İlgileniyoruz.” deniliyor ama beklenen telefon bir türlü gelmiyor.
Sonra seçim yaklaşmaya başlıyor.
Bir bakıyorsunuz, telefonlar yeniden çalmaya başlamış.
“Abi nasılsın?”
“Başkanım, görüşmeyeli uzun zaman oldu.”
“Bir çayınızı içelim.”
“Mahalleye uğrayacağız.”
“Vatandaşımızın yanındayız.”
Daha düne kadar ulaşamadığınız insanlar, bir anda sizi hatırlamaya başlıyor.
Peki, insanın aklına şu soru gelmiyor mu?
Madem bugün ulaşabiliyordunuz, daha önce neden ulaşmadınız?
VATANDAŞIN DERDİ SEÇİM TAKVİMİNE GÖRE DEĞİŞMİYOR
Şanlıurfa’da siyaset yalnızca Ankara’daki Meclis koridorlarında yapılmıyor. Eyyübiye’de, Haliliye’de, Karaköprü’de, Siverek’te, Viranşehir’de ve kentin diğer ilçelerinde vatandaşın kapısını çalan, esnafın derdini dinleyen, mahalleleri ziyaret eden siyasetçiler de önemli bir sorumluluk taşıyor.
Ancak bu sorumluluk yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmamalı.
Çünkü vatandaşın derdi seçim takvimine göre değişmiyor.
İşsiz genç, seçimden önce de işsiz.
Kira ödeyen vatandaş, seçimden önce de kira ödüyor.
Çiftçinin elektrik, su ve üretim maliyetleri seçimden önce de devam ediyor.
Esnafın borcu, emeklinin geçim sıkıntısı, öğrencinin gelecek kaygısı seçimden önce de var.
O halde vatandaş neden yalnızca seçim yaklaşınca hatırlanıyor?
TELEFON REHBERİNDEKİ İSİMLER DEĞİL, İNSANLAR ÖNEMLİ
Siyasetçinin telefon rehberinde yüzlerce, hatta binlerce isim olabilir.
Ancak asıl mesele, rehberde kaç kişinin kayıtlı olduğu değil; kaç kişinin gerçekten dinlendiğidir.
Siyaset, yalnızca oy istemek değildir.
Siyaset; vatandaşın sorununu dinlemek, çözüm aramak ve seçim olmadığı dönemlerde de halkla iletişim kurabilmektir.
Çünkü telefonun diğer ucunda yalnızca bir oy yok.
Bir anne var.
Bir baba var.
İş arayan bir genç var.
Çocuğunun geleceği için kaygılanan bir aile var.
Geçim sıkıntısı yaşayan bir emekli var.
Borçlarını çevirmeye çalışan bir esnaf var.
Tarlasındaki ürününü ayakta tutmaya çalışan bir çiftçi var.
Hepsinin ortak beklentisi ise aynı:
“Bizi yalnızca seçim zamanı değil, ihtiyaç duyduğumuz her zaman hatırlayın.”
ASIL SINAV SEÇİMDEN SONRA BAŞLIYOR
Seçim yaklaştıkça telefon trafiğinin artması, ziyaretlerin yoğunlaşması ve vatandaşla daha fazla iletişim kurulması siyasetin doğal bir parçası olabilir.
Ancak asıl önemli olan, bu iletişimin seçim sonrasında da devam edip etmediğidir.
Çünkü seçim yaklaşınca telefonu açmak marifet değildir.
Asıl marifet, seçim yokken de telefonu açabilmektir.
Vatandaşın telefonu bir seçim sandığı değildir. Telefonun diğer ucundaki insan da yalnızca oy kullanacağı gün hatırlanacak bir isim değildir.
Şanlıurfa’da artık telefonların ne zaman çaldığından çok, seçimlerden sonra kaç telefonun hâlâ açık kaldığı sorgulanmalıdır.
Çünkü gerçek siyaset, seçimden önce başlayan telefon trafiği değil; seçimden sonra da devam eden iletişimdir.
Süleyman Turan Yazdı