Rojava serekaniye Mam Haci Kobani, 65 yaşında. Kobanili. Yaş haddinden dolayı YPG’ye katılamadı, ancak savaşçıların yanından ve direniş mevzisinden de ayrılmadı.
DAIŞ çetelerine karşı büyük öfke duyan, arkadaşlarına okuduğu şiirler, söylediği dengbêjî kilamlar ve govendleriyle direnişteki arkadaşlarının moral ve neşe kaynağı olan 65’lik Mam Haci Kobani, direnişteki moral ve coşkusunu ANHA’ya anlattı.
MAM HACİ KOBANİ-SEREKANİYE (1)
2 yeğenini ve bir kardeşini Baas rejimine karşı direnişte şehit veren Mam Haci Kobani, yıllar önce özgürlük duygularıyla tanışmış ve son bir buçuk yıldır da YPG savaşçılarıyla beraber direniş mevzilerini terk etmedi.
Asıl adı Mustafa olan Mam Haci, kendisine sorulan “YPG’li misiniz?” sorusuna son deece mütevazı bir şekilde, “yaşımdan dolayı alınmadım ve ben YPG’nin bir hizmetkârıyım” diyor.
Mam Haci, 65 yaşında olduğunu hatırlatarak “biz söz verdik bu halka” diyor. Bu direnişi sonuna kadar devam ettireceğini, nefes aldığı sürece halkına hizmet edeceğini belirtiyor.
Mam Haci, DAIŞ çetelerinin 15 Eylül 2014’te Kobani’yi işgal saldırıları sırasında da çetelere karşı direnişte yer almış ve panzer sürücülüğü yapmış. Ancak çetelerin Kent merkezine saldırıları yoğunlaşınca YPG’liler tarafından Kobani’den çıkarılmış. Gittiği Bakurê Kürdistan’da ancak iki ay dayanabilmiş. Kobani’den uzak kalmaya tahammül edememiş. “Bana ağır geldi” diyen Mam Haci Kobani, bu yüzden Rıha’nın Pirsus ilçesinde bulunan Mala Gel’e gidip Kobani’ye geri dönmeyi talep ediyor. Ama Mala Gel uygun olmadığını belirterek, isteğini geri çeviriyor.
MAM HACİ KOBANİ-SEREKANİYE (7)
Kobani’ye gönderilmeyeceğini anlayınca Cizîrê Kantonuna geçerek, Serêkaniyê direniş cephelerindeki YPG savaşçılarının yanına gidiyor.
3 aylık bir zamandır Serêkaniyê direnişinin en ön mevzilerinde yer alan Mam Haci, ileri cephede olmanın ondaki intikam duygularını zirveye çıkardığını, çeteleri bu topraklardan süpürmenin de moral ve coşkusunu daha da arttırdığını söylüyor.
Rojava halkı için bugünün varlık-yokluk günü olduğunu ifade eden Mam Haci Kobani, topraklarını terk ederek öz değerlerinden kaçanların da geri dönerek halk arasına katılmaları çağrısında bulunuyor: “Henüz vakit varken ve çok geç olmadan gelin; onur ve şerefinize sahip çıkın!










