Ankara katliamının asıl amacının seçim öncesi toplumda bir korku ve ülkede bir kaos yaratmak olduğunu söyleyen İzmir'de faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri temsilcileri, buna karşı halkların sesini daha güçlü yükseltmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Halkevi Üyesi Evrim Çakır, bombalı saldırı ile halkların birlikte mücadele etmesinin engellenmeye çalışıldığını dile getirdi. AKP'nin kaybettiği iktidarını kazanmak için katliamlar yaptığını söyleyen Çakır, demokrasi ve barış için bir araya gelenlerin hedef aldığını söyledi. Patlatılan bombalarla Kürt halkı ile Türk halkının yan yana gelmesinin engellemek istendiğine işaret eden Çakır, halkalara, "Eğer siz Kürtlerle yan yana gelirseniz sizi katlederiz" mesajı verilmek istendiğine dikkat çekti. Çakır, 10 Ekim'de olduğu gibi Kürt halkı ile yan yana gelmeye ve barışı haykırmaya devam edeceklerini söyledi.
'100 yılın felaketi ile karşılaştık'
Katliamda 14 üyesi yaşamını yitiren BTS İzmir Şube Başkanı Bülent Çuhadar, devletin bu ülkede "barış" diyen herkesi kontrol altına almaya çalıştığını fakat üzerlerinde kilolarca bomba olan 2 kişiyi engelleyemediğini söyledi. Çuhadar, devletin patlamadan sonra aldığı tavrın ise "Bu patlamayı kim yaptı?" sorusuna en iyi cevap olduğunu söyledi. "Kim barıştan rahatsız oluyorsa bombayı da onlar patlatmıştı" diyen Çuhadar, "Oradaki tüm arkadaşlarımızın tek dileği vardır. Bu ülkede hiç kimse ölmesin, anneler ağlamasın. Bu coğrafyaya barışın gelmesini istiyorlardı. Onun için katliamın failini çok uzakta aramaya gerek yok" diye konuştu.
Ankara'daki patlamadan koluna aldığı şarapnel parçası ile yaralanan Tarım Orkam-Sen İzmir Şube Başkanı Adil Ümit Tüzen, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasına barış getirmek için ülkenin dört bir yanından Ankara'ya aktıklarını söyledi. Tüzen, 100 yılın felaketi ile karşılaştıklarını dile getirdi.
'Katliam bir mesajdı'
Eğitim Sen 1 Nolu Şube Sekreteri Tekin Çelik, ülkenin direnen halkların, toplumsal restorasyonu tamamlamak üzere olan AKP iktidarını 7 Haziran seçimleri ile frenlediğini söyledi. Bunu hazmetmeyen AKP iktidarının halkları hedef alarak saldırdığını dile getiren Çelik, "Kürdistan'da bütünüyle şehirleri mahalleleri bir savaş alanına dönüştüren AKP iktidarı Türkiye'nin batısında Kürtlerle direnen, halklarla dayanışma içerisinde olan STK örgütleri ve siyasal partileri de hedef almaktadır. Kürtlerle yan yana gelmek isteyen, onlarla dayanışma içerisinde olan tüm çevrelere bir mesaj vererek adeta katliamlar gerçekleştirmiştir" diye konuştu.
Ankara'da barış için can verenlerin bıraktığı mücadelenin takipçisi ve sürdürücüsü olacaklarını dile getiren Çelik, "Zafer ve barış gelene kadar bizim mücadelemiz devam edecektir. AKP iktidarı mezhepçi, rantçı ve tekçiye dayalı bir anlayışı halklara dayatmak istemektedir. Bu bağlamda AKP zihniyetine karşı direnişin de topyekûn olması gerekiyor. Bu ablukayı bütün çevrelerin dayanışması aşacaktır. Bu direniş sayesinde kesinlikle kazanacağız" diye konuştu.
'Halkların bir araya gelmesini hazmedemediler'
Narlıdere Alevi Bektaşi Derneği Başkanı Mustafa Aslan ise katliamın tek sebebinin 7 Haziran genel seçimlerinde çıkan sonuç olduğunu söyledi. Halkların bir araya gelmesini hazmetmeyen devletin bu gibi katliamlara başvurduğuna işaret eden Aslan, toplumda yaratılmak istenen korku ortamına karşın halkların bir arada yaşayacağını söyledi. Katliam ve saldırılara karşı 1 Kasım'da halkların sandıkta cevap olacağını söyleyen Aslan, "1 Kasım sonrası katillere ve vampirlere bu ülkede yeri olmadıklarını göstereceğiz" ifadesinde bulundu.(diha)

