Demokrasinin olmadığı ülkelerde iktidarlar çeşitli yönetim biçimleriyle ülkeleri yönetirler.

(Padişahlık, monarşi, askeri yönetim ve Cumhuriyet yönetimi gibi yönetimlerle)

Padişahlık, monarşi askeri cunta, cumhuriyet yönetimi gibi yönetimler az gelişmiş ülkelerde yönetimlerini kurarlar.

 

Yukarıda belirdiğim yönetimler bu çağdaki yönetim biçiminde çıkmış görünüyorsa da halen kalıntıları dünyada görünmekte olduğunu görmekteyiz.

 

İlk önce okurlarıma bu yönetim biçimlerinin açıklamasını yapmadan geçemem.

    

Monarşi yönetimi: Devletin tek bir kişi tarafından hiçbir sınırlamaya bağlı kalmayarak ülkeyi yönetmedir.

    

Padişahlık yönetimi: Babadan oğla geçen bir yönetim biçimidir.

 

Askeri yönetim (Cunta) : kuvvet ve zor kullanarak ülke yönetimine el koymaktır.

    

Cumhuriyet yönetimi: Halkın kendi kendini yönettiği yönetim biçimidir.

     

Biliyorsunuz ülkemiz 1923 yılında Cumhuriyet yönetimi getirildi. Yukarıda belirttiğim gibi Cumhuriyet yönetimi halkın kendi kendini yönetme biçimidir.

     

Maalesef bu günün yönetim biçimimize baktığımız zaman halk kendi kendini yönetme iradesini demokratik bir Anayasanın olmam ayışından dolayı yönetilmemekte. Halen 35 yıl önce Askeri cuntanın yaptığı 12 Eylül Anayasasıyla yönetilmekteyiz. 

     

35 yıl önceden halka zorla dayatılarak yüzde 97 ile kabul edilen anayasayı değiştiremedik. Nedenini sormak isterseniz açıklamaya çalışayım. Çünkü iktidar olmak isteyen ve olanlar kafalarında Cumhuriyet yönetimi olmayışındadır.  Yüzde on barajı kaldırmamalarının sebebi de budur.

      

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana halk kendi kendini yönetememişlerdir. Bunu hepimiz görmekteyiz.  Cumhuriyet yönetimini askeri Cunta dikta anayasalarıyla ortadan kaldırmış olduğu ortada.

      Mevcut Anayasayla halkın iradesi ortada kaldırılmış durumunda. Halk özgür irade ile sandığa gidip oylarını kullanamadıkları da ortada. Bunlardan en belirgini ülkemizin bazı bölgelerinde halen kadınlar oylarını sandığa gitmemekte ve kullanılmamakta.  Aile reisleri tarafında kullanıldığını hepimiz görmekteyiz. Hatta  kırsal bölgelerde aşiret reisleri sandığa halkı getirmeden paket olarak seçmenin oylarını kendisi tarafında kullanılmakta.

     

Anayasanın seçim kanununda oylarını özgür iradeyle kullanması gerekirken bu yasa çiğnetilmekte. Bu durum göz önündeyken tedbirler alınmamakta.

      

Kısacası hukuk çiğnetiliyor.  Tedbir alan yok. Buna karşı direnende çeşitli iktidar baskılarıyla bir şekilde engellemekte.

 

      

Vatandaşlarıma bu konularda bir uyarıda bulunmak istiyorum. Kendi iradene sahip çık ve özgür iradeni kimseye teslim etme.

İradene sahip çıkarak demokrasiye ulaşacağını unutma.

 

  Gaphaberleri.com/ Köşe Yazar:Eğitimci M. Şükrü Turgut