BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ

Ali Ekber PEKŞEN

21-11-2025 00:10

Ali Ekber PEKŞEN

Savaş ortamından çıkışın ilk işareti silahların bırakılması ve tarafların ateşkes ilan etmesidir.

Savaşan taraflar ateşkes ilan etti ve silahları bıraktılar. Ve daha önemlisi, savaşın tek müsebbibi olarak lanse edilen ‘örgüt’, savaş siyasetinin miadını tamamladığını, bir daha asla silahlı mücadele yöntemine dönülmeyeceğini ve mücadelenin meşru siyasi zeminlerde sürdürüleceğini açıkladı.

Bütün bunlar barış sürecinin başlaması ve bu sürecin sağlıklı sürdürülmesinin başlangıcı için en önemli adımlardı ve kayıtsız şartsız atıldı.

Bu adımların devamında, asla yan yana gelemezler, gelemeyecekler ve hatta gelmemeliler denilen siyasi merkezler bir araya geldi ve de müzakerelere başladılar. Müzakereleri başlatan taraflar sürekli şekilde taviz vermeden, barışın sağlanması için görüşmelere kararlılıkla devam edeceklerini açıklamakta ve sürecin devam etmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. 

Bu coğrafya insanın en acil ve ertelenemez ihtiyacı barış ortamının sağlanmasıdır.  Çünkü; coğrafyada adaletsizliklerin son bulması, ötekileştirmenin olmaması, kayırmacılığın ortadan kalkması için barış ortamı mutlak sağlanmalıdır. Adaletsizliğin olmadığı, ayrımcılığın olmadığı, kayırmacılığın olmadığı bir düzen inşa etmenin zemini, ancak ve ancak barışın egemen olduğu ortamlarda sağlam atılabilir. Demokrasinin temeli ancak ve ancak kalıcı bir barış ortamının sağlanmasıyla daha sağlam kurulabilir. Huzurun ve güven içinde bir arada yaşamanın yolu, demokrasiye giden sürecin sağlam zeminlerde inşa edilmesi ve adaletin egemen olacağı hukuk düzeninin kurulması da kalıcı barışın sağlanmasıyla mümkündür.

Yaşadığımız zaman diliminde, barışa giden sürece engel teşkil edecek hemen her tutum ve davranış ve politika, bir bakıma adaletsizliğe davetiye çıkarmak olarak kayıtlara geçecektir. Sürecin başarıya ulaşması, coğrafyada yaşayan herkesin yararınadır. Sürdürülen çalışmaların, kalıcı barışa ulaşacak şekilde sağlıklı olarak yürütülmesi, demokrasiden yana olan tüm kişi, kurum, kuruluşların önceliği olmalıdır.

Sorunun çözümü için müzakereler devam etmeli ve meşru zeminde tüm yol ve yöntemler denenmelidir. Dünyada benzer süreçleri yaşayan, toplumların yaşadıkları yerinde incelenerek, gerekli dersler çıkarılmalıdır. Çatışmasızlığın sürdürülmesiyle ilgili atılan somut adımların neler olduğuna dair kayıtların, yaşadığımız süreç için örnek teşkil edip etmeyeceği değerlendirilmelidir. Barış ortamının sağlanması için yürütülen müzakerelere dair kayıtlara bakılmalıdır.

Barış amacıyla ilerleyen sürecin daha bir ete kemiğe büründüğünün halk indinde kabulünü sağlayacak hukuki düzenlemelere bir an önce başlanmalıdır. Bu manada halkın iradesinin temsil makamı olan parlamento daha bir görünür sorumluluk almalıdır.

Kalıcı barış için, adaletin egemen olacağı bir hayat için, demokrasi için, eşit yurttaşlık temelli hayatı olmazsa olmaz kabul eden bir yönetsel yapı için siyaset kurumuna düşen en önemli vazife budur. Bu vazifenin gereği sorumluluk üstlenmektir. Siyaset kurumu bu yüzden, hiçbir sorumluluktan imtina etmemeli ve inisiyatif almalıdır.

Bir asırlık zaman diliminin güvenlikçi politikalara esir edilmesinin, bir yönüyle boşa harcanmasının ve dahası insan kaynağı başta olmak üzere, tüm kaynaklarımızın istenilen düzeyde işlevsel değerlendirilememesinin temel nedeni olan bu konuyla ilgili, hiçbir siyaset kurumu sorumluluk almaktan kaçınmamalıdır. Bu tarihi fırsatı iyi değerlendirmek durumundayız.

Barışın kaybedeni olmaz. Barış ve her şart altında barış…

DİĞER YAZILARI EMPERYALİZM SAVAŞLARLA YAŞAR 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (5) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (4) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (3) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (2) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (1) 01-01-1970 03:00 SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ve OTOKRASİ 01-01-1970 03:00 SINAVA ENDEKSLİ EĞİTİM SİSTEMİ ÇIKMAZDADIR 01-01-1970 03:00 ÇATIŞMA ve ÇÖZÜM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 BARIŞ, DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI 01-01-1970 03:00 NİYET OKUMA 01-01-1970 03:00 OECD "BİR BAKIŞTA EĞİTİM 2025" RAPORU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 DEVLETTE ŞEFFAFLIK 01-01-1970 03:00 HİÇBİR YERLİYİM 01-01-1970 03:00 DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENEN ORGANİZASYON 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (4) 01-01-1970 03:00 HÜSEYİN ANIL – GÜNEŞİN OĞLU ve ŞİİR 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (3) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (2) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (1) 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞEYE YETİŞMEK LAZIMDI! 01-01-1970 03:00 AZ GELİŞMİŞLİK SARMALI 01-01-1970 03:00 EZBERLETİLENLER, GERÇEKLER ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BURUK SEVİNÇ (Mehmet Emin Turgut) 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZM ÇIKMAZ SOKAKTIR 01-01-1970 03:00 BABAMIN ÖLDÜĞÜ YAŞTAYIM 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 OKULLAR ve NİTELİKLİ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İNSAN, MERAK ve ÖĞRENME 01-01-1970 03:00 KIRMIZI PERÇEMLİ 01-01-1970 03:00 POPÜLİST YÖNETİM – VASATLAR CENNETİ 01-01-1970 03:00 HERKESLEŞME 01-01-1970 03:00 SIRADANLAŞMA 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN HAZİRAN SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEVLETİN EĞİTİM FELSEFESİ ve YATILI OKULLAR 01-01-1970 03:00 EĞİTİM YÖNETİMİ ve BAŞARIDA ÖĞRETMEN ROLÜ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNDEN BEKLENTİLER 01-01-1970 03:00 MÜESSES NİZAMIN KORUYUCUSU EĞİTİM SİSTEMİ 01-01-1970 03:00 MÜESSES NİZAMIN KORUYUCUSU EĞİTİM SİSTEMİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN TARİHİ AÇMAZLARI ve MÜFREDATLAR 01-01-1970 03:00 KADIN HAKLARI 01-01-1970 03:00 ALIŞKANLIK, UNUTMA, HATIRLAMA 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE ZOR GÜNLER YAŞAMAKTA 01-01-1970 03:00 YORDULAR, YORUYORLAR, YORACAKLAR 01-01-1970 03:00 POPÜLİZM ve OTORİTER YÖNETİMLER 01-01-1970 03:00 HAYATI ANLARA BÖLMEK 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİ SORUNSALI 01-01-1970 03:00 EĞİTİM AYKIRI RENKLERİ GÖREBİLMEKTİR 01-01-1970 03:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Tabiatın Yaratıcılığı ve Eğitim 01-01-1970 03:00