Futbol bazen yalnızca bir oyundan ibaret değildir. Bazen bir şehrin umudu, bazen bir mahallenin sessiz duası, bazen de sahaya çıkmış yirmi iki adamın ötesinde bir hikâyedir. İşte Karaköprü Belediyespor’un bu hafta Erciyes 38 FK karşısında aldığı 1-0’lık galibiyet, tam da böyle bir hikâyeydi.

Üç hafta boyunca sessiz kalan kırmızı-siyahlılar, puan kayıplarıyla dibe çakılmıştı. Tribünlerdeki taraftar ise sabırla, umutla, belki de biraz kırgınlıkla bekliyordu. Derken dakikalar 38’i gösterdi. Can Muhammed Vural’ın ayağından çıkan top, sadece fileleri değil, koca bir şehrin yüreğini de titretti. O gol, bir haftalık değil, bir sezonluk suskunluğun çığlığıydı.

İkinci yarıda tabelaya başka bir gol düşmedi. Ama sahada her topa basan, her ikili mücadelede “biz buradayız” diyen bir Karaköprü vardı. Belki teknik olarak kusurlar, eksikler vardı; ama bugün sahaya çıkan şey, yalnızca futbol değildi: inanç, sabır ve yeniden ayağa kalkma iradesiydi.

Hakem düdüğünü çaldığında skor tabelası 1-0 yazıyordu. Kimi için sıradan bir sonuç, kimi için üç puan… Ama Karaköprü için bu, yeniden doğan bir umuttu. Taraftarın gözünde parlayan ışıktı. Bir çocuğun bayram sabahında duyduğu sevinçti.

Evet, önümüzde zorlu Yeni Diyarbekirspor deplasmanı var. Zor olacak, belki yine ter dökülecek. Ama artık sahada yalnızca bir takım yok. Artık sahada Karaköprü’nün ruhu var.

Futbol bazen yalnızca bir skor değildir. Bazen bir şehrin ayağa kalkışı, bazen de Karaköprü’nün sessiz çığlığıdır. Ve o çığlık, bu hafta yeşil zeminde galibiyet olarak yankılandı.

Advert