Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla 19 ilin valisi değişti; kimi merkeze çekildi, kimi başka illere görevlendirildi. Lakin bu kararname içinde Urfa’nın yüreğine su serpen bir gelişme vardı:
Şanlıurfa Valimiz Hasan Şıldak görevine devam etti.
Urfa’da bu haber duyulur duyulmaz, çarşıda pazarda, kahvede, sokakta tek bir cümle dolaştı:
“Allah razı olsun, iyi oldu.”
Çünkü bu şehir, kimin iş yaptığını, kimin laf ürettiğini iyi bilir. Urfa, samimiyeti sever; sahayı sever; gönülden yapılan işi hemen tanır.
Hasan Şıldak Urfa’ya geldiği günden beri ne yaptıysa gösteriş için değil, yürekten yaptı. Ne masa başında oturup evrakla gün geçirdi ne de kapalı kapılar ardında şehir yönetti. O, Urfa’yı makamdan değil, sokaktan okudu. Mahalleye indi, köye gitti, taziyeye girdi, okul bahçesinde çocuklarla diz dize oturdu. Urfalı da bunu gördü, unutmadı.
Hele hele eğitime verdiği önem…
Urfa gibi genç nüfusu bol, umudu çocuklarında olan bir şehir için bu çok kıymetliydi. BİGEP dedi, “Bu çocuklar bizim geleceğimiz” dedi. Öğrenciyi merkeze aldı, öğretmeni yalnız bırakmadı, veliyi sürecin içine kattı. Bugün Türkiye genelinde örnek gösterilen bu model, masa başında değil; Urfa’nın tozlu okul yollarında, sınıflarında, bahçelerinde şekillendi.
Şimdi soralım kendimize:
Böyle bir valinin devam etmesi mi iyidir, yoksa sil baştan başlamak mı?
Urfa gibi büyük ve hassas bir şehirde işin yarısını yapmak yetmez. Devamı gelmezse emek heba olur. Hasan Şıldak’ın görevine devam etmesi, işte bu yüzden çok değerlidir. Çünkü o başlattığını yarım bırakmayan, takip eden, sonuç alan bir idareci profili çizdi.
Bir de işin gönül tarafı var…
Urfa gönül şehridir. Burada devlet adamı olacaksan, sadece kanun bilmek yetmez; insan bilmek gerekir. Valimiz bunu bildi. Kimsenin kalbini kırmadan, kimseyi ötekileştirmeden yürüdü. En zor günlerde bile sertlik yerine sükûneti seçti. Kırgınlığını içine attı ama kimseye yansıtmadı.
Urfa’da sıkça söylenen bir söz vardır:
“Adamlık makamla değil, duruşla olur.”
Hasan Şıldak işte bu duruşu sergiledi.
Bugün onu bir esnafın dükkânında çay içerken görmek kimseyi şaşırtmıyor. Bir öğrencinin başını okşarken, bir yaşlının duasını alırken görmek artık sıradan bir hâl aldı. Çünkü bu, onun için bir program değil; bir yaşam biçimi.
Valiler Kararnamesi sonrası Urfa’da oluşan memnuniyet boşuna değildir. Bu sevinç, bir kişiye değil; istikrara, emeğe ve samimiyete duyulan saygıdır. Urfalı bilir ki, işini bilenle yola devam edilir.
Bugün Şanlıurfa’da sağcısı-solcusu, genci-yaşlısı birçok kesim aynı noktada birleşiyor:
“Bu vali Urfa’ya yakıştı.”
Son söz olarak şunu söyleyelim:
Resmî Gazete’de yayımlanan kararname, Urfa için bir değişim değil; bir devam kararıdır.
Bu devam, yarım kalan işlerin tamamlanmasıdır.
Bu devam, çocukların geleceğine tutulan ışıktır.
Bu devam, Urfa’nın kazancıdır.
Hasan Şıldak’la Urfa yoluna devam ediyor.
Allah yolunu açık etsin, Urfa’ya hizmet edenin yolu açık olur.

