Gazeteci Süleyman Turan yazdı;
Türkiye’de siyaset, uzun süredir olması gereken yerden uzak bir hatta ilerliyor. Bugün gelinen noktada siyaset; esnafın, çiftçinin, hayvancının, öğretmenin, sanayicinin ve üreticinin yanında değil. Daha doğrusu siyasetin yolu artık üretimden geçmiyor.
Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor. Tüccar belirsizlikle boğuşuyor. Öğretmen, eğitimin yükünü omuzlamış ama siyasetin desteğini arkasında hissedemiyor. Sanayi, planlama eksikliğiyle nefes almakta zorlanıyor. Fabrikalar tam kapasite çalışamıyor. Hayvancılık ise neredeyse bitme noktasında.
Siyaset nerede peki?
Siyaset; şovda, reklamda, görüntüde…
Siyaset; günün her saatine sıkıştırılmış açılışlarda, afişlerde, sloganlarda…
Siyaset; üretimin değil, algının peşinde.
Eğer siyaset öğretimin yanında olsaydı, bugün eğitim yalnızca müfredat tartışmalarına sıkışmazdı. Öğretmen yalnız bırakılmaz, eğitimin niteliği bu kadar tartışmalı hale gelmezdi. Eğitim, günü kurtaran açıklamalarla değil, uzun vadeli politikalarla yürütülürdü.
Eğer siyaset hayvancının yanında olsaydı; süt, yoğurt, peynir lüks tüketim maddesi haline gelmezdi. Üretici hayvanını kesime göndermek zorunda kalmaz, ahırlar boşalmazdı. Hayvancılık desteklenir, ithalatla günü kurtarma anlayışı bu kadar normalleşmezdi.
Eğer siyaset çiftçinin yanında olsaydı; karpuz eken, kavun eken, pamuk eken bu kadar zorlanmazdı. Mazot, gübre, tohum fiyatları altında ezilen çiftçi toprağından kopmazdı. Tarım stratejiyle yönetilir, kaderine terk edilmezdi.
Ama siyaset, üretim alanlarından uzaklaştı.
Siyaset; camiye girdi, adalet saraylarına girdi.
Olması gereken yerlerde olmaktan çok, girmemesi gereken alanlarda görünür oldu.
Devlet ciddiyetiyle değil, popülerlik yarışıyla anılır hale geldi.
Oysa siyaset; öğretmenin sınıfına, çiftçinin tarlasına, hayvancının ahırına, sanayicinin üretim bandına girdiğinde anlam kazanır. Siyaset; esnafın kepenk derdiyle, tüccarın ticaret riskiyle, gazetecinin matbaa maliyetiyle yüzleştiğinde gerçek olur.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey daha fazla slogan değil;
Daha fazla şov değil;
Daha fazla reklam hiç değil.
Türkiye’nin ihtiyacı; üretimi merkeze alan, emeği koruyan, öğretimi güçlendiren, tarımı ve hayvancılığı ayağa kaldıran bir siyaset anlayışıdır.
Aksi halde siyaset; halktan uzaklaştıkça, sorunlar halka daha da yaklaşacaktır.
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar