Karar Almak mı? Yoksa Adım Atmak mı?

Arif Vural

16-03-2026 15:15

Çoğu insan hayatını yanlış kararlarla değil,
hiç adım atmadığı kararlarla geçirir.

İnsanların çoğu karar almaz.
Sadece karar aldığını sanır.

Birkaç yıl önce bir eğitimde tanıştığım bir yönetici bana şöyle bir şey anlatmıştı:

“On yıldır yaptığım işi bırakmayı düşünüyorum. Her yıl kendime söz veriyorum: Bu yıl kesin değiştiriyorum diyorum. Ama sonra yine aynı masada, aynı sandalyede, aynı hayatın içinde buluyorum kendimi.”

Bir süre sustuk.

Sonra gülümseyerek şöyle dedi:

“Aslında galiba ben karar almıyorum… sadece karar aldığımı sanıyorum.”

Bu cümle uzun süre zihnimde kaldı. Çünkü düşündükçe fark ettim ki bu durum yalnızca ona ait değil. Çoğumuz hayatımızın farklı dönemlerinde aynı yanılgının içine düşüyoruz.

Hayatımız boyunca sayısız karar alıyoruz.

Yeni bir başlangıç yapmaya karar veriyoruz.
Daha sağlıklı yaşamaya karar veriyoruz.
Bir işi değiştirmeye karar veriyoruz.

Ama çoğu zaman bu kararların hayatımızda gerçek bir karşılığı olmuyor.

Çünkü o kararlarımıza bir eylem eşlik etmiyor.

Belki de sorun yanlış kararlar almak değil…hiç adım atmadığımız kararlarımızdır.

Nörobilimci Dr. Serkan Karaismailoğlu bu durumu çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor:

“Bir karara eylem eşlik etmiyorsa, o karar ancak beyinde işgal ettiği hücre kadar etkili olabilir.”

Düşündürücü bir cümle.

Çünkü çoğumuzun hayatında zihnimizde duran ama hayatımıza dokunmayan kararlar var.

Bir düşünce…
Bir niyet…
Bir gün yapılacaklar listesi…

Ama eylem yok.

Prof. Dr. Sinan Canan bu durumu tek bir cümleyle anlatıyor:

“Eyleme geçmeyen farkındalık pişmanlıktır.”

Bir şeyi fark etmek bizi değiştirmez.
O farkındalıkla harekete geçmek değiştirir.

Oysa çoğu zaman eylemsiz kararlarla zamanımızı tüketiriz.

Dünden bugüne…
Bugünden yarına…

Ve yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda hayatımızın büyük bir kısmının ertelenmiş kararlarla geçtiğini fark ederiz.

(Bazen düşünüyorum: Hayatımızı yanlış kararlar değil, eyleme dönüşmeyen kararlar yoruyor.)

Belki de kendimize sormamız gereken asıl soru şudur:

Şu an bizim için gerçekten önemli olan bir konuda hangi küçük adımı atabiliriz?

Hangi bebek adımını bugün başlatabiliriz?

Bu adımı attığımızda hayatımızda neler değişir?

Ve o adıma EVET derken aslında nelere HAYIR demiş oluruz?

Belki de en kritik soru şudur:

Bugün değilse ne zaman?
Şimdi değilse ne zaman?

Çünkü hayat çoğu zaman büyük kararlarla değil…

o kararın ardından attığımız ilk küçük adımla değişir.

Şunu hep hatırlayalım:

Karar almak zihnin işidir.
Ama hayatı değiştiren şey kalbinle attığın o ilk adımdır.

 

Arif Vural

Eğitmen - Yazar

 

DİĞER YAZILARI YA O BİR NARSİSTSE? 01-01-1970 03:00 GÜÇ ZEHİRLENMESİ 01-01-1970 03:00 İZİN 01-01-1970 03:00 MAĞDURUM BEN 01-01-1970 03:00 2026’ya girerken… 01-01-1970 03:00 HAYAL HIRSIZLARI 01-01-1970 03:00 MUTLULUK İÇİN 12 SANİYE 01-01-1970 03:00 KENDİNİ KAYBEDEN İNSAN NASIL BULUNUR? 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEZ SALGIN: VESVESE 01-01-1970 03:00 DİP 01-01-1970 03:00 BİR GÜN 40 SAAT OLSAYDI… 01-01-1970 03:00 SENDEN ÖZÜR DİLERİM 01-01-1970 03:00 Kiminle Vakit Geçirdiğin, Kim Olduğunun Aynasıdır: RUHSAL HİJYEN 01-01-1970 03:00 Görmenin, Görülmenin ve Değer Vermenin Gücü: TAKDİR 01-01-1970 03:00 BAHANE KONUŞUR, CESARET YÜRÜR 01-01-1970 03:00 UMUT: İnsanın En Derin Dayanağı 01-01-1970 03:00 AKIL OKULU: EN GÜÇLÜ SİLAHI HATIRLAMAK 01-01-1970 03:00 Kral ve 99 Kuralı: Hiç fark etmeden bir kulübe üye olmuş olabilir misin? 01-01-1970 03:00 İnsanoğlunun En Büyük İhtiyacı: DUYULMAK 01-01-1970 03:00 Hayat Seni Kaynattığında… Ne Oluyorsun? 01-01-1970 03:00 Yaşamın Kıyısındaki Büyük Soru: Ben Neyi Seçiyorum? 01-01-1970 03:00 DUYULMAYAN BİR ÇIĞLIK: SAYGI 01-01-1970 03:00 Kelamın Kadim Yolu: Mezopotamya’nın İletişim Bilgeliği 01-01-1970 03:00 Mezopotamya’nın Görünmez Köprüsü: Sevgi ve Güven 01-01-1970 03:00