Şanlıurfa’da ekmek çöpe gidiyor, duyarlılık ise sözde kalıyor! Haliliye Belediyesi kutu koyuyor ama vatandaşın da sorumluluk alması gerekiyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Eyyübiye’den Karaköprü’ye, Bozova’dan Siverek’e kadar bütün belediyelere çağrımızdır: Nimetin israfına seyirci kalmayın! Belediyeler harekete geçsin, vatandaş duyarlı olsun!

Şanlıurfa’da insanın içini acıtan bir manzara var: Bir tarafta ekmek arayanlar, diğer tarafta poşetler dolusu ekmeği çöpe atanlar! Sonra da çıkıp ekmeğe nimet diyoruz. Peki, nimet dediğimiz ekmeği çöpe atarken hiç mi utanmıyoruz? Hiç mi düşünmüyoruz?

Ekmeğin içinde çiftçinin alın teri, işçinin emeği, fırıncının sabahın erken saatlerindeki mücadelesi var. Su var, mazot var, gübre var, emek var. Bütün bu emekler bir poşetin içine konulup çöp konteynerine atılıyor. Sonra da ekonomik sıkıntılardan, hayat pahalılığından şikâyet ediyoruz.

Bu nasıl bir duyarsızlık, bu nasıl bir çelişki?

HALİLİYE BELEDİYESİ’NE AYRI BİR PARANTEZ

Haliliye Belediyesi, bayat ekmeklerin çöpe gitmesini önlemek amacıyla toplama kutuları yerleştirerek önemli bir adım attı. Proje kapsamında yılda yaklaşık 24 ton ekmeğin çöpe gitmesinin önüne geçildiği belirtiliyor. Bu uygulama desteklenmeli ve geliştirilmelidir.

Ancak burada açık bir gerçek var: Belediye kutuyu koyar, fakat o kutuyu kullanacak olan vatandaştır. Vatandaş birkaç adım ötedeki ekmek toplama kutusunu görmezden gelip ekmeği çöp konteynerine atıyorsa, hiçbir proje tek başına amacına ulaşamaz.

Haliliye Belediyesi’nin attığı adımın diğer ilçelere de örnek olması gerekiyor. Çünkü mesele yalnızca bir ilçenin değil, bütün Şanlıurfa’nın meselesidir.

ŞANLIURFA’NIN BÜTÜN BELEDİYELERİNE ÇAĞRIMIZDIR!

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Eyyübiye, Karaköprü, Bozova, Siverek, Viranşehir, Birecik, Halfeti, Hilvan, Suruç, Harran, Akçakale ve Ceylanpınar belediyelerine sesleniyorum:

Ekmek israfını görmezden gelmeyin!

İlçelerinizde ekmek toplama noktalarını yaygınlaştırın. Fırınlarla, restoranlarla, otellerle ve yemekhanelerle iş birliği yapın. Tüketilebilir durumdaki fazla ekmeklerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için düzenli bir sistem kurun. Uygun şekilde değerlendirilebilecek ekmeklerin çöpe gitmesini önlemek için somut adımlar atın.

Belediyecilik yalnızca yol yapmak, park düzenlemek ve hizmet binası açmak değildir. İsrafı önlemek, toplumsal duyarlılığı artırmak ve kaynakları korumak da belediyelerin sorumluluğudur.

AMA VATANDAŞIN DA SORUMLULUĞU VAR!

Burada bütün yükü belediyelere bırakmak da doğru değildir. Vatandaş olarak kendimize dönüp bakmalıyız. Evimizde kalan ekmeği çöpe atmak yerine uygun toplama kutusuna bırakmak bu kadar mı zor?

Çocuğumuza ekmeğin nimet olduğunu anlatıp gözünün önünde ekmeği çöpe atarsak hangi örnekliği göstermiş oluruz? Sözlerimizle davranışlarımız birbirini tutmuyorsa duyarlılıktan nasıl söz edebiliriz?

Artık herkes sorumluluk almalı. Belediyeler sistem kurmalı, işletmeler israfı azaltmalı, vatandaş da ekmeğin kıymetini bilmelidir.

Son sözüm nettir: Ekmek çöpe atılacak bir atık değildir!

Şanlıurfa’nın bütün belediyeleri bu konuda harekete geçmeli, vatandaşlar da duyarsızlıktan vazgeçmelidir. Çünkü mesele yalnızca ekmeği kurtarmak değil, emeğe ve nimete saygıyı korumaktır.

Ekmeğe nimet diyorsak gereğini yapalım. Aksi hâlde sorulacak soru bellidir:

Ekmek çöpe gidiyor, peki bizim vicdanımız nerede?

İSLAM’DA NİMETİN KIYMETİ VAR, İSRAFIN MAZERETİ YOK!

İşin bir de inanç boyutu var. Biz Müslüman bir toplumuz. Soframıza gelen ekmeğin bir nimet olduğuna inanıyoruz. Peki, inandığımız değerler bize israfı mı öğütlüyor, yoksa nimetin kıymetini bilmeyi mi?

Kur’an-ı Kerim’de, “Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’râf Suresi, 31. ayet) buyruluyor.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadislerinde de nimete saygı gösterilmesi, yiyeceklerin küçümsenmemesi ve israftan kaçınılması öğütleniyor.

Öyleyse soruyorum: Dilimizde din, dilimizde iman, dilimizde nimet… Peki, davranışlarımız nerede?

Elbette her kalan ekmeği tüketmek mümkün olmayabilir. Ancak tüketilebilecek ekmeği düşünmeden çöpe atmak, israfı sıradanlaştırmak ve önlenebilir bir kayba göz yummak kabul edilemez. Ekmeği değerlendirmek, ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak veya uygun toplama noktalarına bırakmak elimizdeyken neden duyarsız kalalım?

Unutmayalım: Nimete saygı yalnızca sözle değil, davranışla gösterilir.

Belediyeler görevini yapsın, vatandaş sorumluluğunu yerine getirsin. Çünkü ekmeği korumak yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur.

Ekmeğe nimet diyorsak onu koruyalım. İnancımızı sözde bırakmayalım. İsrafı alışkanlık olmaktan çıkaralım.

Ekmek çöpe gidiyorsa yalnızca ekmeğin değil, duyarlılığımızın da hesabını kendimize sormalıyız.

 

SÜLEYMAN TURAN YAZDI