Önce Vicdan Sonra Çevre Temizliği
Misbah Hicri

Önce Vicdan Sonra Çevre Temizliği

Bu içerik 112 kez okundu.

Temizlik için "temiz çevre, sağlıklı yaşam" diye sloganla yola çıkmışız. O yetmez bazen bir yerlerde rastlarız. “Temizlik imandandır” ya da  “temizlik imanın yarısıdır”  diye  söyleyerek  dilimize pelesenk etmişiz.  Peki, temizlik insana iman kazandırıyorsa neden  temizliğe gereken önemi vermiyoruz. Tam tersi elimizden geldiğince kirletme gayretindeyiz   
Eflatun “nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol” Ben temizliği insanların vicdanına bağlıyorum. Nefsine hükmedemeyen vicdanına ders veremez. Hadi çocuk bilmez bilenlerin vicdanları temiz olsa sokakları kirletmekten imtina eder. Demek ki iman dediğimiz olgunun temizliği bilsek vicdanımızda o derece temiz olur.  Vicdanı temiz olmayan insan imanı ne bilsin. Onun için sokak, ev, cadde temizliğinin önemi yoktur.  Onun için çevrenin temizliğini önemsemeyen,  doğaya değer vermeyen, vicdan nedir bilmeyenden uzak durunuz.
Temizlik denince aklınıza yalnız beden temizliği, giysi temizliği, ev temizliği  gelmesin... Sen ne kadar temiz olursan ol, çevren kirli olursa aynı kirlilik en kısa zamanda seni sarmalar. Birey olarak  kendi temizliğimiz kadar çevre temizliği büyük önem taşır. 
Çevre temizliğini ilkokul yıllarında öğrendik. Bir sebeple bahçeye çıkarılır okulun bahçe temizliğini yapardık. Lise yılları dâhil çoğu saatlerimiz çevre temizliği ile geçerdi. Çünkü biz kirletir biz temizlerdik. Aslında “kirletmeyen” sözünü söylesek de umursayan yoktu. İşin kolayı çöpü okul bahçesine, evin etrafına,  oyun alanlarımıza, sokaklara dökmeyi bir marifet bellemişiz. Oysa marifet temiz tutmaktır.  
Her ne kadar herkes evin önünü temizlerse sokak temizlenir. Sokaklar temizlenirce mahalle temizlenir. Kim demiş bunu bilmem. Şimdi ortak alanımız olan apartmanların çöplerini atmıyor temizliğini yapmıyoruz… Bu fabrikasyon yiyecek artıklarını rastgele atıyoruz. Sofraları, halıyı, çulu balkondan silkelemek bir adet olmuş.  Çöp poşetini çöpe atmaktan aciz insanların binanın katlarından sokağa atmasına ne denir?
Nerede o eski sokağı temizleme hevesi, nerede o çevreyi sahiplenme… Ablalarım her sabah evin avlusunu temizledikten sonra sokak kapımızın önünü komşu kapısına kadar süpürürlerdi. Komşular birbirlerine bakar temizliği önemserlerdi.  Şimdilerde yaptığımız her hareket çevreyi kirletmekten başka bir şey yapmıyoruz.  
Çevre temizliği hayatımızın her alanında önemli bir iş olarak hep yaptık. Askerde çevre temizliği… Öğretmen olduk, “okulun bahçesini kirletmeyin” uyarılarına uyulmadığı için yine çevre temizliğine devam ettik. Doğaya hiç hoşgörülü değiliz. Piknik yerlerinde çöplerimizi olduğu gibi bıraktık o yetmez, bazen nerede ise yangın çıkartarak çevre katliamına sebep olduk. Çevreyi daralttıkça hayvanların yaşam alanlarını da yok ettiğimizin farkında değiliz. Çevreye verdiğimiz zararı görmüyorsak vicdan temizliğini nasıl göreceiz?
Köy okullarımız vardı, tuvaletleri olanlarda su yok, bazı okullarında hiç tuvaletleri yoktu. Şimdi siz çevre temizliğini nasıl yapacaksınız. Öğretmenliğe başladığım köyde ısrarla okulun, tuvaletin temizliği yanında her eve bir tuvalet seferberliğini önerdiğimiz de bize güldüler. Tuvalet ne ki diye! Ama sağ olsunlar her ev bir tuvalet sahibi oldu. 
Öncesinde onlar üzerlerine örttükleri abalarla açık alanlara seyyar tuvalet yaparlardı. Sonra oralarda dolaşırken mayınlardan nasıl korkulur, bir şeylere basmamak için ister istemez gözden kaçırmamak gerekirdi o, insanların bıraktığı tümsekleri…
Bura da sizinle önemli bir anıyı paylaşmak istiyorum. Wilco'nun Karavanı adında bir program yapımcısı ile Göbekli tepe, Senem Mağara ve Soğmatar tarihi kültürel mirasın belgeselini yapmak için birlikte tarihi mekânlarda çekimler yaptıktan sonra yolu koyulup dönüyorduk. Tam Tektek dağlarının en kirli, kayalık, kesilmiş mermerlerden izlerin bırakıldığı kuytu bir yerinden geçerken bana ikram edilen meşrubatı içtikten sonra kabını pencereden dışarı attım. 
Program yapımcısı hemen arabayı durdurdu ve asistanına o attığım nesneyi getirmesini söyledi. Ben hem mahcup oldum, hem utandım. O adam haklıydı. Çünkü “herkes buralara çöp atabilir, biz atmamalıyız. Biz de çöp atarsak bizim onlardan ne farkımız kalır” dediğinde fazlasıyla düşüncesine saygı duydum.  Öteden beri arabamdan hiçbir şeyi dışarı atmam. Ancak o gün önemli bir ders oldu benim için. 

 

DİĞER YAZILAR
Yorum Yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Pendik’te pompalı saldırı: 3 ölü, 1 yaralı
Pendik’te pompalı saldırı: 3 ölü, 1 yaralı
Sözleşmeli öğretmen borçları yüzünden yaşamına son verdi
Sözleşmeli öğretmen borçları yüzünden yaşamına son verdi